Türkiye’nin önemli ruh sağlığı uzmanlarından Deva Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Levent Ermete, toplumda uyuşturucu madde bağımlılığının hızla arttığını, geleneksel aile modelinin bozulması ve şehirleşmenin bu konuda önemli etken olduğunu söyledi. Ermete, “Madde bağımlılığı yaşı 10’a kadar düştü. Aile büyükleri çok dikkatli olmalı” dedi.

Manisa Manşet Gazetesi, küresel sorun ‘uyuşturucu madde bağımlılığı’ konusunda Manisa ölçeğindeki araştırmalarını sürdürüyor. Bir dönem Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimliği de yapan Deva Tıp Merkezi psikiyatri uzmanı Dr. Levent Ermete, geleneksel aile yapısının bozulması ve şehirleşmenin getirdiği zorluklara dikkat çekerek, “Özellikle gençler çabuk demoralize olabiliyor ve sağlıklı yaşam kontrollerini kaybedebiliyorlar. Bu durum onları çeşitli arayışlara ve bazen kötü alışkanlıklara sürükleyebiliyor. Çocuk veya genç, evde beklediği ilgiyi ve sevgiyi göremediği zaman bunu dışarıda aramaya başlıyor. Uyuşturucu madde tüccarları, bu durumdaki gençleri çabuk fark ediyor ve ağlarına düşürüyor” diye konuştu.

AİLE BÜYÜKLERİ DİKKATLİ OLMALI

Prefabrik ev yüklü tırda 10 milyon 375 bin kaçak sigara ele geçirildi Prefabrik ev yüklü tırda 10 milyon 375 bin kaçak sigara ele geçirildi

Başta anne baba olmak üzere rol model alınan tüm aile büyüklerinin yetişme çağında olan çocuklara karşı çok dikkatli tavır sergilemesi gerektiğini anlatan Dr. Ermete, “Uyuşturucu madde kullanımına başlamanın temel nedeni, aile ortamında gerekli ilgi ve iletişimin olmamasıdır. Ailesinde doğru iletişim kuramayan bir çocuk, ilgiyi ve sevgiyi dışarda, yalancı sahte cennetlerde ya da ilaçlarda arayabilir. Dışarda uyuşturucu madde satıcıları çok fazla. Sorunlu çocukları bulup, onları kendilerine pazar edindirmek için çalışırlar. ‘Bende bir ilaç var, al sıkıntını geçirir’ diyerek önce yemleyip, çocuğu buna alıştırır ve sonrasında da bunu kendine potansiyel müşteri oluşturur. Bu şekilde işler kontrol dışına çıkabilir” ifadesini kullandı.

UYUŞTURUCU KULLANIMI HIZLA ARTIYOR

45 yıldır psikiyatri uzmanı olarak çalıştığını ve uyuşturucu madde bağımlılığının hızla arttığına şahit olduğunu anlatan Dr. Levent Ermete, “Kimse madde bağımlılığının hastalık düzeyine çıktığını kabul etmiyor. Ama bu insanların kendi kendini kandırmasıdır. Tedaviye uzak durmak, geç başlamak, bedenlerinde ve beyinlerinde o kadar çok kalıcı hasarlar bırakıyor ki. Bağımlılık sorunu olanlar gelip uzmanlarla konuşmalı. Zorla bir tedavi uygulama metodu zaten yok. Bağımlı olan insanın ailesiyle veya yalnız doktora gelip bunu ifade etmesi ve kurtulmak istemesi gerekir. Aile zoruyla, polis zoruyla bu tedaviler mümkün değildir” şeklinde konuştu.

KİMYASAL UYUŞTURUCULAR CİRİT ATIYOR

Uyuşturucu madde bağımlılığında sigara ve alkolün ilk basamaklar olduğunu ifade eden Dr. Levent Ermete, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir çocuk okul ortamında ve derslerinde başarısızsa, öğretmenler ve arkadaşları tarafından dışlanıyorsa çareyi böyle yalancı cennetlerde, yani uyuşturucu maddelerle avunmakta bulur. Genelde sigarayla ve alkolle başlar bu durum, giderek büyür. 10 yaşından sonra aile ve öğretmenlerin çocuklarda dikkatlerinin, ilgilerinin bu konuda yoğunlaşması lazım. Tüm dünyada şu anda en büyük bela uyuşturucudur. 10 yaşına kadar inmiş durumda, 15-20 yaşında artarak devam ediyor. Kimyasal uyuşturucular piyasada cirit atmakta. Kendi evladımızı bu zehir tüccarlarına yem etmememiz için kucaklamamız, dikkatle üzerine eğilmemiz gerekir.

EVDE SİGARA VE ALKOL KULLANILMAMALI

Bir çocuğun okula gidiş gelişlerde, hal ve hareketlerinde değişiklik varsa, giderek zayıflıyorsa, içine kapanıyorsa, arkadaşlarıyla ilişkilerini kısıtlamışsa, yalnızlığı tercih ediyorsa, bu çocukların üzerine ciddiyetle gitmek lazım. Önce anne baba, ardından öğretmenleri. Çocuğumuzdan haberimiz olacak. Bu uyuşturucu maddeler insanlara kolay ve sahte bir cennete sağlar. Bir kez alışanın bunu bırakması veya tedavisi çok zordur. Aile içinde baba alkol kullanıyorsa, sigara kullanıyorsa ya da anne kullanıyorsa, çocuk da ‘üzüm üzüme baka baka kararır’ hesabı ‘ben de bunun tadına bakayım’ diye başlayabilir. Yetişmekte olan gence kötü örnek olmamak lazım. Evde alkol ve sigarayı, hiçbir aile büyüğünün kullanmaması gerekiyor.

MANİSA’YA UYUŞTURUCU İZMİR’DEN GELİYOR

Her gün çocuklarımızla 1-2 saat havadan sudan konuşmalıyız. Sorunları varsa, gerekirse psikolojik, psikiyatrik destek alınmasını sağlamalıyız. Bu yapılmadığı zaman, madde bağımlılığına giden yol açılabiliyor. Bazen sigara ve alkolle başlıyor, esrar, eroin diye devam ediyor. Yazık oluyor bu çocuklara, bu insanlara. Tüm aile düzenleri, hayatları, gelecekleri kararıyor. Polisle başları belaya giriyor. Çok ciddi sağlık sorunları yaşıyorlar, bedensel ve ruhsal sorunlar yaşıyorlar. İnsanların psikolojisini çökertiyor. İnsanı insan olma vasıflarından uzaklaştırıyor. Manisa’da satılan uyuşturucu maddeler genelde İzmir’den geliyor. Kenar mahallelerde ve kozmopolit yapıya sahip bölgelerde daha fazla kullanım var. Polis gerekli mücadeleyi veriyor ama en önemli mücadele aile içinde yapılandır.”