Bebeğinizin  doğduğu andan itibaren ilk karşılaştığı ve onun ihtiyaçlarını karşılayacak  tek besin anne sütüdür. Bebeğinizin fiziksel olarak karnının doymasını sağlarken anne-bebek arasındaki duygusal bağı da güçlendirerek bebekte  güven oluşturur. Onun dünyaya adapte olmasına destek ve katkı sağlar. Özellikle bebeğinizin gelişimi için ilk 6 ay anne sütü ile beslenmesi ve sonrasında ek  besinler alarak 2 yıl anne sütü alıyor olması onun için  etkili ve yararlı bir beslenme modelidir.

Bu yararları bilen anneler doğal olarak sütünün bebek için yeterli olup olmadığı endişesine kapılıyor. Endişeleri yersiz sayılmaz çünkü annenin süt miktarını doğrudan etkileyen iki faktör  beslenme  ve yaşam şeklidir diyebiliriz. Anne sütü üretimi  hormonlar, fiziksel ve psikolojik durumlardan etkilenir. Süt oluşumunu sağlayan “prolaktin” hormonu doğumdan sonra en üst seviyeyededir. Prolaktin ile birlikte herkes tarafından  “sevgi hormonu’’ olarak bilinen  “oksitosin” hormonu da doğumdan sonra artar ve anne sütünün meme ucuna gelerek    sütün devamlılığını sağlar.

Bebeğinizin fiziksel olarak büyümesini, zihinsel olarak gelişmesini sağlayan anne sütü bebeğiniz için  sindirimi en kolay ve en besleyici çok kıymetli bir besin kaynağıdır. İçeriğinde  %87 su, %3.8 yağ, %1 protein ve %7 laktoz (süt şekeri) bulundurur. Aynı zamanda bulundurduğu antikorlar sayesinde bebeğinizin bağışıklık sistemini güçlendirerek  yenidoğan  bebeklerde  sık görülen  enfeksiyonlara  karşı  korur.

Bebeğinizin süt ihtiyacı ilk ayda her emzirmede  30-85 gr. arası değişirken büyüdükçe ve geliştikçe 6.ayda her  emzirmede  200 -230 gr. a kadar çıkar. Bu yüzden tensel temas ve göz kontağı  kurarak  prolaktin ve oksitosin hormonlarının seviyesini yükseltmek  anne sütünün artmasını sağlar. Annenin uykusunu  almış ve  stressiz olması da süt üretimini önemli ölçüde etkiler. Yeterli  süre  ve yeterli sıklıkta  emzirme durumunda süt üretimi artacağı için bebek  ve sizin için en doğru pozisyonu sağlamanız önemlidir.

Bunların yanı sıra beslenme düzeninize dikkat etmelisiniz. Doğum sonrası fazla kilolardan kurtulmak için acele edip  aç  kalan veya yetersiz beslenen annelerin maalesef sütleri ya kesiliyor yada miktar ve kalitesi  azalıyor. Öncelikle sütü arttırabilmek için günlük en az 2-3 litre su tüketmeniz gerekiyor. Çünkü anne sütünün büyük kısmını su oluşturuyor. Süt üretimini arttıran hormonların salgılanmasına katkı sağlayan; ıspanak, ısırgan, karalahana, dereotu, marul, maydanoz, roka, semizotu gibi yeşil  yapraklı  sebzeleri  bol miktarda tüketmelisiniz. Kan basıncını düzenleyerek anneyi sakinleştiren, sütün kanallarda ilerlemesine yardım eden  yulafa beslenmenizde yer açmalısınız. Kırmızı et, köy yumurtası, keçi sütü, kefir, ev yoğurdu,  nohut, mercimek, fasulye, barbunya gibi iyi protein kaynaklarını yeterince tüketmelisiniz. Günlük bir çorba kaşığı tahin pekmez tüketmenizde süt artışına katkıda bulunacaktır.Rezene çayı, ısırgan otu çayı, zencefil, papatya çayı süt üretimini arttırdığı bilinen bitki çaylarını siyah çay yada kahveye tercih edebilirsiniz. Özellikle  rezene çayının süte karışarak bebeğe geçmesi sayesinde bebeğin de sindirimini rahatlatmış olursunuz.

                                                                          Bütün annelere ve bebeklerine  afiyetler dilerim…