Türkiye’de özel sektörde çalışan insanların büyük çoğunluğu ne yazık ki ‘asgari ücret’ yani adından da anlaşılacağı üzere en alt düzeyde ücret alıyor. Enflasyonun hızla arttığı, alım gücünün aynı oranda azaldığı bir dönemde asgari ücret miktarı doğal olarak çok merak ediliyor.
Önceki gün yapılan ilk toplantıda 7 bin 500 TL ile 8 bin TL arası rakamlar gündeme geldi. Bu, mevcut 5 bin 500 TL’lik asgari ücrete yaklaşık yüzde 50 oranında yeni bir zam anlamına geliyor. Normal şartlarda iyi bir artış olsa da özellikle gıda enflasyonunun kontrolsüz şekilde yükseldiği bir dönemde dar gelirlinin sıkıntılarını ne oranda aşacağını kestirmem mümkün değil. Çünkü ne yazık ki, son dönemde piyasalarda ‘durumdan vazife çıkarma’ veya ekonomik tabirle ‘beklentiyi satın alma’ konusu fazlasıyla geçerli. Bu şu demek; vatandaşın alım gücündeki olası bir artış öncesinde tüm ürünlere zam yapılması!
Geçen yıl sonunda ve bu yılın ortasında asgari ücrete yapılan ciddi zamların hem öncesinde hem sonrasında neredeyse tüm ürünlere ‘asgari ücret’ zammı yapılmıştı. Firmalar bu konuda ‘personel giderlerimiz arttı’ gerekçesini göstermiş ama nedense bu yöndeki maliyet artışlarının iki katı zam yapmıştı. Doğal olarak, vatandaşta ‘asgari ücret artmasaydı, bu zamlar da yapılmasaydı’ düşüncesi oluşmuştu.
2023 asgari ücret konusu gündeme gelince birçok dar gelirli vatandaşın kafasında yine bu endişe belirdi. Eğer asgari ücrete yüzde 50, öncesinde ve sonrasında tüm ürünlere yüzde 100 zam gelecekse vatandaş asgari ücrete karşılık azami oranda yeni dertler yüklenmiş olacak.
Asgari ücret tabii ki artmalı. Mümkünse 10 bin TL’in altında olmamalı. Ama bu artış, vatandaşın alım gücünü artırmalı. Yeni asgari ücretle bir çalışan geçen seneye oranla evine daha az ekmek götürebilecekse ortada artış değil azalış olur.
Hükümetin son dönemde zincir marketlerle ilgili uygulamaları tüketiciyi koruyor. Ama sadece zincir marketler değil, üreticiden toptancıya, parakendeciden ihracatçıya kadar piyasanın tüm unsurlarında ciddi ve adil denetimler olmalı.
Hiç kimse mağdur olmamalı, herkes emeğinin karşılığını almalı. Ancak öncelikle ülkenin önemli bir bölümünü oluşturan dar gelirliler daha fazla ezilmemeli…