Yaradan bana bu hayatta alabileceğim en güzel vasıf olan anneliği nasip ettiğinden beri. Birçok şeye bakış açım değişti. Hatta bana kalırsa sadece aklım ve düşüncelerim değil, organlarımın çalışma şeklide değişti.

Anneliğimle birlikte toplumda rol olarak da düşünülen ‘anne’ ve ‘baba’ başlığının altını herkesin kendince iyi ya da kötü doldurduğunu farkettim. Hatta çok daha ileri gidip kişileri acımasızca eleştirdiklerine şahit oldum. Çoğu zaman bizzat yaşadım. Bu yüzdendir; oldu ki o rehavete düştüyseniz eğer konuşurken bir değil on kere düşünün... Bunun yanında, tabi ki hep iyi örnekler yok anne ve babalık konusunda. Fakat kötü örneklerden sadece ibret alınabilir,  hiçkimsenin ahkam kesebilme hakkı yoktur…

Peki  sizce babalık nedir?

Gen aktarımı mı?

Karnını doyurmak mı?

Cebine para koymak mı?

Araba almak mı?

Eğitim masraflarını karşılamak mı?

Düzen değişti değil mi? İtiraz etmeyen, söz dinleyen çocuklar yok artık. Bu hayatta çocuk yetiştirmekte, bu hayata çocuk hazırlamak da çok zor. Hatta bu zamanda BABA olmakta çok zor.

Ama ;

* 30 yaşından sonra en yakın arkadaş olmak.

* Sessizce elele askeri lojmanlardan aşağı yürümek.

* Darlanınca mercan çeşmesinin önüne arabayı çekip manzara izlemek.

* İstasyon caddesinde bisiklet sürmeyi öğrenmek.

* Şelaleli parkta, bankların içine pelit yaprağından sarma sarmak.

* Güreş tutmak, iki çocukla başedemeyeceğine inandığı noktada iki parmağıyla kahkahadan boğulana kadar gıdıklamak.

*Akşam olunca annemin yıkadığı meyve tabağının etrafında toplanıp, babamın dilimlemesini beklemek.

* Bazen oyun havasına göbek atarken bazı akşamlar dünyanın en kibar adamı tarafından dansa kaldırılmak 

 *Beraber kütüphaneye gitmek.

* İlk sinema !

* Nasıl amca ?, Nasıl dayı?, Nasıl kardeş? Olunduğunu göstermek.

* Kar yağmaya başladığında Cumhuriyet caddesinde yürüyüş yapmak ve geceyi Lugana pastanesinde içilen saleple taçlandırmak.

*Çadır kampında yağmura yakalanıp, çadır etrafına kanal açmak.

*Arkadaşlarıyla sohbetini izleyip arkadaşlığı, kötü günde dostluklarını görüp dostluğu öğrenmek.

*En sinirli halinde göz göze gelip kriz yönetimini.

* Meslek hayatında ben sadece işimi yaparım değil, ben milletime nasıl faydalı olurumu düşünmek

* Pazar sabahları kahvaltı hazırlanana kadar çizgi film keyfi yapmak.

* Araba kullanmayı.

* Aile birliğini

* Kardeş sevgisini

* Özgüveni

*Vatan sevgisini

* Kuran sevgisini öğrenmek.

* Kendi minyon olsa da gölgesi asırlık çınar ağacını kenarda bırakacak kadar geniş olan canım babam o gölgede onlarcasını eğledin.

Onun içinde zormuydu baba olmak bilmiyorum ama kısaca bu hayata dair beni ben yapan herşeyi ben çekirdek ailemden öğrendim. Senin bana kattığın herşey için minnettarım babacım. Ve şimdi bunların hepsi, hayat heybemde taşımaktan ve bana yön vermesinden keyif aldığım en güzel anılarım. Senin kahkalarında boğulup, muhabbetinde kaybolmayı çok seviyorum.

İyi ki benim babam

İyi ki eşimin kayınpederi

İyi ki oğlumun dedesisin…

Yaşadıklarım bana genetik babalık yapamayan onca insanı gösterirken, kalp bağıyla bağlı mükemmel babaları da gösterdi. Siz babalığı neyle tanımlar, altını ne ile doldurursunuz bilmem. Ama benim Pos bıyıklım uzaktan yakından hayatınıza minicik dokunduysa çok şanslısınız.

Babalar günün kutlu olsun

Seni çok seviyorum babacım.