Kimine göre  neşeli, kimine güler yüzlü, kimine de cana yakın..

Kimine göre alıngan, kimine göre soğuk, kimine göre de havalı…

Herkesin karşısındaki kişiye yaptığı ilk eleştiri değil midir bunlar ?

Hayata herkes kendi penceresinden bakar. Hangi pencereden bakıyorsak hayatı öyle görürüz. Çiçekli, renkli bir pencereden bakıyorsan pozitifsindir. Girdiğin her ortamın aranan insanısındır. Bir de puslu, tozlu pencerelerden bakmak var. Baktıklarımızı kirli görürüz ya da net göremeyiz.  Ferah bir manzara görmek istiyorsak öncelikle kendi penceremizi güzelleştirmeliyiz. Başkalarını izlerken  ,eleştirirken gördüklerimiz aslında bizim zihin yapımızla ilgili. Başkasında gördüğün aslında ‘sensin’ İyi görürsen de sensin , kötü görürsen de …

Söylediğin olumlu veya olumsuz her düşünce senden izler taşıyor. Eleştiri yaparken neden sürekli olumsuzu öne çıkarıyoruz? Neden beğenmediklerimizin , sevmediklerimizin cevabı biz de saklı?

Güzel bakılmadığından ,direkt olarak kibirli bakıldığından güzel görünmez. Güzel bakarsan güzel görürsün. Bakın Hz. Mevlana ne diyor; Allah’ın verdiği iki göze bakış açısını veren yine insanın kendi ruhu değil mi? Bizler ne görüyorsak aslında iç dünyamızın yansıması da o. İç dünyamızı güzelleştirirsek hayata daha temiz bakabiliriz.  İç dünyamıza bir yolculuk yapalım . En azından  kötü  eleştirdiklerimizin bizden kaynaklı olduğuna  aslında öyle bir özelliğe sahip olmadığını gösterebilmek için. Kimse sizden ötürü olmadık şeyler için kendini üzmesin. Dünyamızı güzelleştirip etrafımıza ışık saçtığımız insanlardan olmak temennim…