Manisa'nın simge yapılarından biri olarak bilinen ve uzun beyaz sütunları nedeniyle 'Beyaz Fil' olarak adlandırılan eski SSK Binası, yaşanan tartışmalı günlerden sonra sessizliğe büründü. Sit alanı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararıyla yıkılamayan ve fiziki değişikliğe gidilemeyen binanın geleceğinin ne olacağı vatandaşlar tarafından merak ediliyor.

Zincir marketler denetim altında Zincir marketler denetim altında

Beyaz Fil binası 1960’lı yıllarda Manisa Belediyesi tarafından tiyatro, sinema gibi amaçlarla kullanılmak üzere inşa edilmişti. Ancak kullanıma elverişli olmadığı iddiasıyla 1965 yılında dönemin belediye başkanı Bahtiyar Tosunbaş tarafından belediyenin Sosyal Sigortalar Kurumuna (SSK) olan borçları karşılığında devredildi. 1992 yılında kentsel sit alanı olarak ilan edilince başına gelmeyen kalmadı! 2014 yılında bir şirkete satıldı fakat sit alanı olduğu gerekçesiyle uzun bir yargı sürecinin ardından Danıştay tarafından yıkılamayacağına hükmedildi.

8 YILDIR ÂTIL ŞEKİLDE DURUYOR

2014 yılında Beyaz Fil’i 30 milyon 500 bin TL’ye satın alan Teksan Brode Tekstil A.Ş.’nin binayı yıkıp yerine AVM yapacağı ve daha karlı bir ticari yapıya dönüştüreceği belirtiliyordu. Binadaki tescilin kaldırılması için İzmir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun verdiği ‘red’ kararını Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu bozmuş ve yıkılmasının önünü açmıştı. Ancak ardından idari mahkeme sürecinde hem yerel mahkeme, hem bölge mahkemesi hem de Danıştay binanın yıkılamayacağına hükmetti. 8 yıldır atıl bekleyen binanın ne olacağı meçhul.

MİMARLAR ODASI KONUYU YARGIYA TAŞIDI

Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun tescil kararını kaldırmasından ardından 1965 yapımı binanın yıkılması gündeme geldi.  Ancak basın yayın organlarında beyaz fil binasının yıkılarak yerine alışveriş merkezi yapılacağı yönünde haberler üzerine binanın yıkılmaması için kampanya başlatıldı. Bunun üzerine kamuoyu baskısıyla ilgili idari kararı ortadan kaldırmak ve iptalini sağlamak üzere yargı yoluna gidildi. TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanlığının davacı sıfatı ile yer aldığı iptal davası, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile müdahil malik şirkete karşı, Manisa İdare Mahkemesi’nde açıldı.

MAHKEME’DEN ‘YIKILMASIN’ KARARI

Yerel mahkeme 31.12.2018 tarih ve 2018/241 E. Sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması yönünde karar verdi ve kararın uygulanması durdurdu. Bu karar, medyaya, “Beyaz fil binası yıkılmayacak, bina yıkılmaktan kurtuldu, hukuk kazandı” şeklindeki manşetlerle yansıdı. İdare mahkemesinin vermiş olduğu karara karşı, davalı taraf  istinaf yoluna gitti. İstinaf başvurusunu inceleyen İzmir Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun buldu ve de istinaf başvurusunun reddi yönünde karar verdi.

SON SÖZÜ DANIŞTAY SÖYLEDİ

Dosya ardından temyiz için Danıştay'a gitti. Beyaz Fil dosyasına bakan Danıştay 6. Daire Başkanlığı, 2020 yılının Haziran ayında verilen kararı hukuka uygun bularak onadı. Yani tescilin kaldırılması kararını iptal eden ilk derece mahkemesi de, iptal kararını haklı bulan istinaf mahkemesi de, İstinaf mahkemesinin kararını haklı bulan Danıştay da aynı yönde irade sergileyerek, Beyaz Fil binası üzerindeki tescil kararının devam etmesini sağladı. Danıştay’ın verdiği bu karar, oybirliği ile alındı ve kesin bir karar olarak kayıtlara geçti. Çünkü karara karşı, idari yargı bakımından başvurulacak başkaca bir merci bulunmuyor.

BİNANIN NE OLACAĞI MERAK KONUSU

Danıştay kararının ardından yaklaşık 2.5 yıl geçmesine rağmen binanın bundan sonra nasıl kullanılacağına ilişkin hiçbir açıklama veya girişimde bulunulmadı. Mahkeme kararı doğrultusunanın yıkılması veya mecut halinde fiziki değişikliğe gitmesi mümkün değil. Güncel rakamlara göre değerinin 200 milyon TL civarında olduğu binanın, bu şartlarda satılması da mümkün görünmüyor. Kayıtlarda binanın sahibi olarak görünen Teksan Brode Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin nasıl bir tasarrufta bulunacağı merak konusu. Ayrıca söz konusu şirketin kayıtlarda iletişim bilgileri dahi bulunmuyor. Bölgedeki esnaf, şehrin en merkezi yerinde bulunan binanın durumuna ilişkin bir çözüm bulunmasını isterken, yerel yönetimlerler ilgili mahkeme kararına dikkat çekerek bölgeye ilişkin herhangi bir proje geliştiremiyor.