Hayatımızın içinde her gün sokakta sevimli kedilerle şefkat bekleyen köpeklerle karşılaşıyoruz. Kimi zaman kedinin ani kükremesiyle köpeğin  korkutan havlamasından kaçmaya yeltensekde bazen ise başlarını okşayıp sevmekle yetiniyoruz. Bu günlerde sokak hayvanları çok gündemde bir tarafta sokak hayvanlarının saldırdığı insanlar, bir tarafta cani insanların işkence yaptığı hayvanlar. Köpekler, şiddet gördüğü , kışkırtıcı  hamleler gördüğü,  aç bırakıldığı,  tüm iskencelere maruz kaldığı için zararlı olabilir. Ben dahil kimse bu zararı  savunmuyor.Sokak hayvanlarının canını yaktığı insanlarımıza çok üzülüyorum. Köpek saldırısından  yaralanan veya saldırmasından korkup kaçarken hayatını kaybeden çok vatandaşımız oldu. Fakat istiyorum ki çözüm bulalım. İnsani bir çözüm olsun! Fakat  bunun yerine vahşeti yaşıyoruz.  Son örneği Konya hayvan barınağı oldu. Hangi sokak hayvanı bir diğerine bana niye selam vermedin diye kurşun yağdırdı veya hangisi bir diğerini diri diri yaktı. Aklı olmamasına rağmen hiçbir hayvan bunları yapmadı. Tüm bu canilikleri insanlar yaptı.   Insanlara akıl bahşedilmişken...  Az merhamet edin diyeceğim fakat o da nadir bulunan  bir şey. Islam ahlakını bilen hiçbir kimse hiçbir canlıya zarar vermez. İslam'ın emirleri de oruç,  namaz kılmak,  ortunmekten ibaret değil zaten. Ne insanlar zarar görsün istiyoruz ne de hayvanlar.
Asıl fail olan insanın (yetkili kurum neyse belediyeler vs.)sorumluluğu üzerine alıp hayvan ve insanın zarar görmeyeceği bir çözüm üretilsin istiyoruz . Hayvanlar için doğal ortamlar oluşturulsun , düzgün kısırlaştırma ve karınları doyurulsun .Hayvan ticareti yapanlara, hayvanı sahiplenip sokağa bırakanlara caydırıcı cezalar verirsiniz. Fakat bu kadar kolay çözüm uretilmiyor sosyal gerilim yaşanıp hayvanlar işkence görüyor.
  Tek temennim her canlının yaşama hakkına sahip olması insanlarında merhametten nasiplenmesidir.

Son olarak,

‘’Bir ülkenin gelişmişlik ve uygarlık düzeyi o ülkenin hayvanlara davranış biçimiyle ölçülür.