Belki de hepimiz bir sabah uyandığımızda hamam böceğine dönüşeceğiz,  kim bilir..

Belki de hepimiz birer hamam böceğiyizdir..Sahi neden hamam böceğiyiz? Korkunç gözüktüğümüzden mi yoksa ezilmemiz kolay olduğundan mı? Ne çok soru sordum böyle..

Hayatı bazen çok seviyoruz bazen çok sövüyoruz. Böyle olmamızın sebebi benim ve böyle olmamızın sebebi sensin. Biraz da doyumsuzuz sanki ne dersin? Bence kesinlikle öyleyiz. Doyumsuz olmayı biz seçmedik elbette,doyum noktasına hiç ulaşamadık. Çok sevdiğim bir arkadaşımdan öğrendim ben doyumsuzluğun ne demek olduğunu. Yahu dedim kendi kendime ‘’bana karşı da mı doymuyor..’’ evet bana karşı da... hatta kendisine karşı da! çok fazla açız, çok. Sevgiye,güce,desteğe,maddiyata ve daha birçok şeye..

Şimdi şu hamam böceklerine gelelim. Bir saatte tüm eve mikrop ve bakteri yaymak güçlü bir özellik. Ama fark ettiniz mi hamam böcekleri hep saklanarak hareket ederler biz de onları hiç ummadığımız bir anda görür ve hemen  yok etmek için çabalarız. Siz hamam böceği gördüğünde ezenlerden misiniz yoksa ilaca güvenenlerden mi? Ezersek çok daha suçsuzuz ilaçlarsak daha az suçlu öyle değil mi… Dünyada bir kısmımız maalesef ki hamam böceği ve bir kısmımız da onlarla savaşanlar. Etrafımızda hamam böcekleri  biriktiriyoruz hiç fark edemesek de. Öyle tehlikeliler ki tıpkı hamam böcekleri gibi onlar da fark edilmeden yayar tüm kötülüklerini. Sonra bu kötülüklerden arınmak için bazen ilaca sarılır bazen de ezip geçmeyi seçeriz. Tabi ne kadar yok edersek edelim yok etmenin verdiği vicdan da peşimizden geliyor. Ah şu saf kalpli bizler hamam böceklerini yok ederken bile çekiniyoruz… Hepimiz bir gün uyandığımızda hamam böceğine değil de kelebeklere dönüşelim, varsın ömrümüz kısa olsun ama temiz yaşayalım şu hayatı…