Bir süredir yaşanan yüksek enflasyon, özellikle temel tüketim maddelerinin kısa süre içerisinde ciddi oranda zamlanmasına neden oldu.

Ne zaman markete gitsek birçok ürünü bir önceki aldığımızla aynı fiyatta bulamıyoruz. Ülke genelinde yayılmış olan birkaç büyük marketin fiyatlar konusundaki  tekeli bir türlü kırılamadı.

Kısa süre önce, bir kamu kuruluşu olan Tarım Kredi marketlerinin belli başlı 30 ürünü indirimli satacağına yönelik açıklamalar oldu. Hepimiz sevindik. İlk gün oluşan kuyruklardan sonra bu marketlere giden pek olmadı. Çünkü ortada kayda değer bir indirim maalesef yok.

En son dün uğradığım bir Tarım Kredi marketinde birçok temel ihtiyaç  maddesinin diğer marketlerden pek farkı olmadığını gördüm. Bir kamu kuruluşunun vatandaşa daha ucuz ürün arz etme sorumluluğu olmalı.

Enflasyonun büyük oranda dış kaynaklı, özellikle artan enerji fiyatlarıyla ilgili olduğu belirtiliyor. Ancak bir süredir uluslararası petrol fiyatlarında bir düşüş var. Normalde akaryakıtın ucuzlaması, beraberinde enflasyonun diğer kalemlerde de düşmesi gerekiyor. Ancak bırakın herhangi bir üründe fiyatların düşmesi, son bir ayda fiyatı  artmayan ürün yok gibi.

Bugün internetten haberlere bakarken dikkatimi, 'ete ve süt ürünlerine büyük zam yolda' haberi çekti. Haberin üst başlığına da 'Bu kış zor geçecek!" demişler.

Bu kaçıncı büyük zam oldu ete ve süte, ben sayamadım. Daha ne kadar zamlanabilir? Etin kilosunu 150'ye, sütün kilosunu 15'e alan bir vatandaş nasıl geçinecek? Hadi eti yemesin ama sütü almak zorunda, çocuklarını beslemek zorunda.

Geçen yıl kilosunu 1 liraya aldığım sosluk domatesi bu yıl pazarda 5 liranın altında bulamıyorum. Domates fiyatı uçunca salça fiyatları da uçacak. Birkaç ay önce 7-8 liraya marketten aldığım salçayı zaten şu anda 25-30 TL arası bulabiliyorum.

Öyle görünüyor ki bu kış dar gelirli için gerçekten zor geçecek.