9,40 lirayı aşan dolar tüm zamanların tarihi zirvesini görürken, euro 11 lira civarında işlem görüyor. Altın ise rekor üstüne rekor kırıyor. Türkiye politika faizi dünyada en yüksek 11., Avrupa'da ise ilk sırada bulunuyor. Bu gelişmeler vatandaş için tek gerçeğin 'hayat pahalılığı' olduğunu bir kez daha hatırlattı. Gelişmeler sonrası birçok sektörde yeni zamlar kendini gösterdi. Akaryakıt fiyatları adeta uçuşa geçti! Kara kış yaklaşıyor, bu zamların akıbetinin ne olacağı merak konusu… Kimileri için gündem sık sık değişebilir ama dar gelirlinin, asgari ücretlinin gündemi hep aynı. Kış yaklaşırken yaşanan fiyat artışları toplumun büyük bölümünü oluşturan bu kesimleri kaygılandırıyor. Daha doğalgaza yapılacak zamlar var… Pandemi şartlarını aşmaya çalışan esnafın durumu da iyi değil. Faturalar her ay katlanıyor... Türkiye’de salgın döneminde 112 bin esnaf kepenk kapattı. Devlet desteklerine rağmen kendini doğrultamayan vatandaş kapısına kilit vuruyor. Elektriğe ve suya gelen zamlar, ödenemeyen kiralar, devlete olan borçlar esnafın elini kolunu bağlıyor. Esnaf kara kışa giremeden, kendi kışını yaşıyor. Hükümetin her ne yapsa da engel olamadığı yüksek enflasyon hayatın her köşesinde
hissediliyor. Alım gücü düşen vatandaş sadece temel ihtiyaçlarını alabiliyor. Vatandaş kuruş
hesabı yaparken, art arda gelen zamlar erken seçim tartışmalarını da alevlendiriyor. Hükümet yerli ve milli hedefler ışığında yol alıyor. Bu yolda bir türlü yüksek enflasyonu düşüremiyor. Hayat pahalılığı ise muhalefet partilerinin dilinden düşmüyor. Her zam sonrası iktidara eleştiri getiren muhalefet erken
seçim istiyor. Halk sadece kendi gündemindeki sorunun çözülmesini istiyor. Siyasi çıkarlarla hiçbir şey düzelmeyecek gibi. Çözümün bir ana önce bulunması dileğiyle. Kalın sağlıcakla.