Hangimizin aklına gelmez ki o melodi; 'Daha dün annemizin kollarında yaşarken...' diye başlayıp, 'sevinçliyiz hepimiz, yaşasın okulumuz' diye biten...

Her okullar açıldığında, aklıma ilkokula başladığım gün gelir. Tek sınıflı bir köy ilkokulu...

O zamanlar 'birleştirilmiş sınıf' denirdi, şimdi hâla var mı bilmiyorum. Köyün tek sınıflı bir okulu olur, 1'den 5'e kadar tüm çocuklar o sınıfta okur. Başlarında bir öğretmen olur; ilk ders 1'lere fişleri okutur, sonraki ders 2'lere toplama işlemini öğretir, sonra 3'lere hayat bilgisi... Toplamda 30-40 öğrencidir zaten. O şartlara ne öğrenebilirseniz artık...

Öğretmenin fedakarlığı ve sizin azminiz okumaya devam edebilmeniz için temel etkendir. Okumayı seviyorsanız ilkokulu bitirdiğinizde ortaokul hayali kurarsınız. Ama nerede ve nasıl?

Şehirde bir yakınınız varsa onun yanında kalıp okuyabilmek büyük avantajdır. Bir de yatılı bölge okulları vardır; en fakir, en dezavantajlı köy çocukları için. Devlet baba o çocukların ihtiyaçlarını büyük oranda giderir. Okumaya azmetmiş olan çocuk orda da okur. Nitekim ne büyük adamlar çıkmıştır o yurtlardan...

Çok şükür ülkemizde eğitim eskiye göre çok gelişti. Modern binalarda, daha iyi şartlarda eğitim görüyor çocuklarımız. İmkanlar eskiye oranla sayamayacak kadar fazla...

Ama eski öğretmenlerin daha idealist olduğunu düşünüyorum nedense... Belki de zor şartlarda okuduğumuzdan, öğretmenlerimiz bize çok idealist ve fedakar gelirdi. Onlar bizim idollerimizdi. Çok büyük adamlardı gözümüzde, gerçekte de öylelerdi...

Şimdi eğitim fakültesini bitirip de öğretmen olamayan binlerce genci gördükçe içim burkuluyor. Ya öğretmen ihtiyacımız kadar eğitim fakültelerimiz mezun verse, ya da verilen mezun kadar her yıl yeni öğretmen alınsa. Bu dengeyi oluşturmak çok mu zor?

Eğitimin sorunları bitmez. Nihayetinde eğitimdeki sorunların bitmesi demek, aslında ülkenin sorunlarının bitmesi demektir! Bitmez belki ama en aza indirmek mümkün...

Benim en büyük hayallerimden biri, öğretmen olmanın tıpkı doktor olmak kadar zor olduğu ama her öğretmenin de bir doktor kadar kazandığı ve saygı gördüğü bir ülke haline gelmemiz.

Bu günleri gördüğümüzde 'muasır medeniyet' hedefine çok yaklaşmış olacağımızı düşünüyorum...