Ege Bölgesi’nin en önemli su kaynaklarından biri olan Manisa’daki Marmara Gölü’nün kurumaması için yıllardır mücadele veren GEMA Vakfı Başkanı Şener Kilimcigöldelioğlu, Manisa’nın 10 yıl sonra içme suyu sorunu yaşayacağını belirtti. Su kaynaklarının en iyi şekilde korunması gerektiğini vurgulayan Kilimcigöldelioğlu, çevre ve su konusunun siyasete malzeme yapılmaması gerektiğini vurguladı.

Gediz Havzası Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma, Çevre ve Kalkınma (GEMA) Vakfı Başkanı Şener Kilimcigöldelioğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri Manisa Gazeteciler Cemiyeti’nde basın mensupları ile bir araya gelerek, Gediz Nehri’nde yaşanan kirlilik ve Marmara Gölü ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Manisa, İzmir, Uşak ve Kütahya’daki yer altı sularının hepsinin kirli olduğunu belirten Kilimcigöldelioğlu, “On yıl sonra içecek su bulamayacağız. Salihli’nin köylerinde şu an içme suyu içilemiyor. Belediyeler de suyun kirliliğine hiç önem vermiyor. Gölmarmara gölü şu anda talumar edildi. 55 bin dönüm arazi ekiliyor” dedi.

SİYASİLER SUDAN ELİNİ ÇEKMELİ

AK Parti Manisa Milletvekili İsmail Bilen’i, gölü tekrar canlandırmak yerine göl arazisini TİGEM’e vermeye çalıştığını savunan Kilimcigöldelioğlu, “Kesinlikle göl arazisi verilemez. İsmail Bilen bir kere dahi göle gelmedi ama oturduğu yerden demeçler vererek, ‘TİGEM’e verilsin’ diyor. Artık siyasiler çevreden, sudan ellerini çeksinler; karışmasınlar. Gediz’in tertemiz olmasını istiyoruz. Gediz’e atık su kanalı yapılsın. Atık su kanalı yapıldığında su berrak akacak. Fakat belediyeler bunun üzerine kesinlikle durmuyor” diye konuştu.

FABRİKA ATIKLARI GEDİZ’E AKIYOR

Alaşehir Çayı’nın Gediz Nehri’nin en kirli noktalarından biri olduğuna işaret eden GEMA Vakfı Başkanı Kilimcigöldelioğlu, “Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Alaşehir ve Sarıgöl Belediyesi’nin arıtma tesisleri inşaatları bitirilememiştir. Alaşehir’de 40’a yakın tarımsal işletmenin, Salihli’de kurulu olan fabrikaların bir kısmının evsel sanayi atıkları, Alaşehir ve Salihli’deki jeotermal tesislerinin atık suları Alaşehir Çayı’na ve Gediz Nehri’ne dökülmektedir. Gediz Havzası Koruma Eylem Planı ve Gediz Nehri Yatağı ıslahı acilen bitirilmeli ve ağaçlandırılmalıdır. Ayrıca nehir yatağı yerli-yabancı turizme kazandırılmalı, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bu projeler devreye sokulmalıdır. Gediz Nehri’ne paralel kanalizasyon kolektör hatları yapılmalı ve Menemen İlçesi Maltepe Beldesi’nde büyük bir arıtma tesisi kurulmalıdır. Sanayi ve belediyeler için müşterek ileri atık su arıtma tesisleri kurulmalıdır. Evsel ve sanayi atıkları Gediz Nehri’ne dökülmemelidir. Gediz Nehri tertemiz ve berrak akmalıdır” ifadelerini kullandı.

CENGİZ ERGÜN’E RANDEVU ELEŞTİRİSİ

GEMA Vakfı Genel Başkanı Şener Kilimcigöldelioğlu, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’den sürekli randevu talep ettiklerini fakat Ergün’ün başkan yardımcılarını görevlendirdiğini söyledi. Kilimcigöldelioğlu, şöyle konuştu: “Başkan Cengiz Ergün’den geçen yıl yine randevu talep ettim. Genel Sekreter Aytaç Yalçınkaya’yı görevlendirdi. Yalçınkaya ile bir saate yakın yaptığımız görüşmede, Gediz nehrinde yaşanan kirlilik sorunu ile Marmara Gölü’nde yaşanan susuzluk sorununu dile getirdik. Daha sonra GEMA Vakfı Yönetim Kurulu olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i ziyaret ettik. Gediz nehrinde yaşanan kirlilik sorunu ve çözüm önerileri ile Marmara Gölü’nde yaşanan su sıkıntısını dile getirdik. Başkan Soyer’e, Gediz Nehri’nin doğduğu Murat Dağı’ndan başlayıp, Gediz İlçesi, Kula, Alaşehir, Salihli, Turgutlu, Marmara Gölü (Gölmarmara), Gördes Barajı, Akhisar, Saruhanlı, Manisa ve Menemen bölgelerinden geçmekte olan Gediz Nehrinde yaşanan kirliliği inceleme teklifinde bulunduk. Başkan Soyer, bu geziye katılacağını ve yerinde incelemelerde bulunacağını söyledi.

GEDİZ’İN DURUMU FOTOĞRAF SERGİSİNDE

Önce İzmir Büyükşehir belediyesi Danışmanları ve İZSU Genel Müdürlüğü ekibiyle bölgede incelemelerde bulunduk. Daha sonra Başkan Soyer ile 4 gün süren bir inceleme gezisi yapıldı. Bölgede yaşanan sorunları yerinde gören Başkan Soyer 4 gün süren gezinin sonunda Gediz Deltası’nda GEMA Vakfı’nı ödüllendirdi. Gediz Havzası Fotoğraf Sergisi düzenlenmesi için destek verdiler. Aynı ilgiyi ve desteği Manisa Büyükşehir Belediyesi’nden de bekliyoruz. Esat Erçetingöz bölgeyi gezerek 4 bine yakın fotoğraf çekti. İlk sergi İzmir Adnan Saygın Kültür Merkezi’nde açıldı ve 13 gün sürdü. Aynı sergiyi 17-24 Ekim 2022 tarihinde Foça’da gerçekleştireceğiz. Ayrıca Gediz Havzası içerisinde yer alan tüm ilçelerde ve Ankara’da düzenlemeye devam edeceğiz.”

‘DSİ, MARMARA GÖLÜ’NÜ DÜŞÜNMEMİŞ’

Açıklamasında Devlet Su İşleri’ne (DSİ) de eleştirilerde bulunan Kilimcigöldelioğlu, “DSİ Marmara Gölü’nü hiç düşünmemiş. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yüzde 50 içme suyu verilmesine, Marmara Gölü çevresindeki arazilere yüzde 50 tarımsal sulama suyu verilmesine karar verilmiş. Ancak Marmara Gölü hiç düşünülmemiştir ve susuz kalmıştır. Çiftçilerimizde arazileri ekerek tarımsal sulama suyunu bitirmişlerdir. Şu anda bir yıla yakın göl sahasında bir damla dahi su kalmamıştır. Daha sonra Mart Ayında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in katılımıyla Göl Kenarında bulunan Tekelioğlu Köyü’nde bir etkinlik düzenledik. Susuzluk sorununu Türkiye’ye duyurduk. GEMA  Vakfı olarak konuyla ilgili 16 dilekçe verdik” şeklinde konuştu.

Bingöl Üniversitesi Öğretim Üyesi alıyor Bingöl Üniversitesi Öğretim Üyesi alıyor

TARIM ARAZİLERİ KORUMA ALTINA ALINMALI

Başkan Kilimcigöldelioğlu, Bölgede birinci ve ikinci sınıf tarım arazilerinin koruma altına alınması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Salihli, Alaşehir ve Kula’da jeotermal enerji tesisleri kurulmaktadır ancak bu bölgenin en değerli ürünü olan üzüm, zeytin ve tarımsal ürünler devre dışı bırakılmaktadır. 1. ve 2. sınıf tarım arazileri de koruma altına alınmalı, jeotermal, kentleşme ve sanayi yatırımlarına izin verilmemelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı, Jeotermal konusunda ve bu durumdan doğan zararlar hususunda çalışmalar yapmalı ve reenjeksiyon kontrolleri sağlanmalıdır. Açılmış olan

Jeotermal kuyular ve Reenjeksiyon kuyularının kontrolleri yapılmalı ve yeni süreçte büyük ova kapsamında Jeotermal kuyulara izin verilmemelidir.

KANSER VAKALARI HIZLA ARTIYOR

Toprak ve Su kaynaklarının yok olmaması adına hiçbir kamu yararı ile ilgili kararı kıyaslanmamalıdır. Ayrıca Jeotermal sulardaki atık suların kesinlikle toprağa bulaştırılmaması gerekir. Jeotermal kuyuların denetlemesi için sivil toplum kuruluşlarının da bulunduğu bir takip komisyonu kurulmalıdır. Jeotermal enerji 1. Sınıf tarım arazilerinde yapılmamalıdır. Gediz Nehrindeki tarımsal sulamadan kaynaklanan kirlilik kanserde en önemli unsurlardan biridir. Artık her evde her aile de birer kişi de kanser olayına rastlanmaktadır. Üniversite hastanelerinde bütün kemoterapi odaları dolu, koridor da dahi kemoterapi yapılmaktadır.”