Gün geçtikçe obez bir toplum olmamızın altında yatan sebeplerden biri de daha çocukluk çağında obeziteye yakalanıyor olmamızdır. Araştırmalarda çocukluk döneminde  obez olan bireylerin %50’sinin, ergenlik döneminde obez olan bireylerin  ise %70’nin  yetişkinliklerinde de obez olduğunu göstermektedir.

Gün geçtikçe obez bir toplum olmamızın altında yatan sebeplerden biri de daha çocukluk çağında obeziteye yakalanıyor olmamızdır. Araştırmalarda çocukluk döneminde  obez olan bireylerin %50’sinin, ergenlik döneminde obez olan bireylerin  ise %70’nin  yetişkinliklerinde de obez olduğunu göstermektedir.Bu da demek oluyor ki çocuklarda obezitenin önüne geçilmezse gelecekte  toplum olarak obezite ve obezitenin getirdiği birçok hastalık ile mücadele etmek zorunda kalacağımız gerçeği ile yüzleşmemiz gerekiyor.

Çocuklarda obezite ile mücadelede  ailelerin rolü de büyük olmakla birlikte artık devlet eliyle mücadele önem arz etmektedir. Geçtiğimiz yıllarda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bu bağlamda obezite  ile etkin mücadele   kapsamında Türkiye’nin en büyük 12 gıda şirketiyle bir araya gelerek “Ulusal Gıda ve İçecek İttifakı-Türkiye Taahhüdü” oluşturularak, gıda ürünlerinin reklam-pazarlama iletişimi için yeni politikalar benimsedi. Bu politikalara göre; 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren cipsler, gazlı içecekler, şekerlemeler ve beslenme kriterleri açısından uygun görülmeyen ürünlerin çocuk kanallarında reklamları yapılmayacak. Aynı zamanda izleyici kitlesi 12 yaşın altına çocuklar olan televizyon programlarında bu tür ürünlerin  reklamı yapılmayacak.

Televizyonda tüm mecralarda ise reklamlar yeterli ve dengeli beslenme ile fiziksel aktiviteye teşvik edecek unsurları içerecek. Ülkemizde televizyon başında geçirilen saat sayısının gelişmiş ülkelerden oldukça yüksek olduğunu göz önünde bulundurursak, gelecek için umut vadeden bu planlama ile Türkiye’de % 7 oranından %9’a çıkan çocuk obezitesinin oranını azaltarak çocuklarda sağlıklı ve dengeli beslenmeyi öğrenme, fiziksel aktiviteyi yaşam şekli haline getirme yolunda çok önemli bir adım olduğu ortadadır.

Medyanın bu anlamda çocukları önemli ölçüde etkisi altına aldığı bilinse de, ebeveynlerin de bu konuda biraz daha akıllıca davranarak çocukları kolaycılığa kaçmak adına hazır gıdalara maruz bırakmak yerine ev yemekleri ile beslemeye özen göstermelidir.

Ödüllendirme adına verilen şeker, şekerleme, cips, kolalı içecekleri de çocuğa sunmak anne-baba eliyle çocuğun sağlığını elden almaktır. Çocuklar evde gördükleri davranışları taklit yoluyla davranışlarını şekillendirirler. Bu durum yeme alışkanlıklarında da aynıdır.

Şişman ebeveynlere sahip çocukların şişman olmasının tek sebebi genetik miras değil o çocuğun tıpkı anne ve babasının yeme davranışını benimsemesinden kaynaklanmaktadır. Çocuklarımızın sağlıklı beslenmeyi ve fiziksel aktiviteyi yaşam biçimi haline getirmesini istiyorsak değişime önce kendimizden başlamalıyız.