Çeşitli örneklerden yola çıkılarak, Türkiye'de insan hayatının çok ucuz olduğu sıkça dillendirilir. Gerçekten de koca koca ihmaller ve yanlışlar nedeniyle onlarca kişinin öldüğü onca kazalar, felaketler olur; ölen öldüğüyle kalır!

Bir kaç gün konuşulur ve unutulur. Tâ ki, benzer bir felaket yaşanana kadar...

Daha geçtiğimiz günlerde Bartın'da yaşanan ve 42 kişinin hayatını kaybettiği maden faciasını unuttuk bile! Zaten Soma'da 301 madencinin öldüğü büyük felaketi unuttuğumuz için Bartın'daki kaza yaşandı ve Bartın'ı da unuttuğumuz için bir süre sonra başka bir felaket yaşanacak!

17 Ağustos büyük Marmara depreminin, 12 Kasım ise Düzce depreminin yıl dönümü. Bu iki tarihin ne anlama geldiğini bir çoğumuzun bilmesi pek anlam ifade etmiyor. 'Tekrarlanmaması için gereken önlemler' alınmadığı sürece, bu iki tarihte bize kendini en çarpıcı şekilde hatırlatmış olan 'deprem gerçeğini' unutmuş sayılırız.

12 Kasım'da Türkiye çapında bir deprem tatbikatı yapılması planlanıyor. Tabi ki çok önemli bir çalışma. Çünkü deprem duyarlılığımız en üst seviyeye çıkmalı.

Peki 'deprem değil, bina öldürür' gerçeği konusunda neler yapılıyor? Şahsen, bu konudaki yasal mevzuatların rutin gereklerinin ötesinde ortaya konan pek anlamlı bir çalışma olduğunu düşünmüyorum.

Manisa örneğinden yola çıkacak olursak; şehir merkezinde gezen sıradan bir vatandaş bile şiddetli bir depremde binaların önemli bir bölümünün yıkılacağını söyleyebilir. Bunu söylemek için uzman olmaya da gerek yok.

40-50 yıl önce yapılan, depreme dayanıklılık yönü hiç düşünülmemiş, bu güne kadar herhangi bir destekleme de yapılmamış binlerce bina var.

Kamu binalarını belirli bir çerçevede güçlendirmeye çalışan devlet, depreme dayanıklı binalar yapılması için mevzuata eklenen 'kentsel dönüşüm' kapsamında da belli imkanlar tanıyor. Ancak bu mevzuatlar yerel yönetimlerce gerekli oranda dikkate alınmadığı gibi müteahhitler ve ev sahipleri için de cazip görülmüyor. Sonuç olarak sorun olduğu yerde duruyor.

Hepimiz biliyoruz ki depremler yaşanmaya, binalar yıkılmaya, insanlar ölmeye devam edecek!

Tüm her şeyi bir kenara bırakıp, bu kabullenişi değiştirmemiz, deprem konusunda çok radikal adımlar atmamız gerekiyor.