Türkiye’de artan enflasyonun etkileri her sektörde hissedilirken, tarım ve sanayide desteklerin sürekli olması bekleniyor.

Artan girdi maliyetleri çiftçiyi zora sokarken bu da pazardaki pahalılığa neden oluyor. İş dünyasında ise istihdama ve yatırıma yönelik devlet desteklerinin sürekli olması talep ediliyor.

Pandeminin etkileri ve sonrasında Rusya ve Ukrayna arasında çıkan savaş Türkiye’deki enflasyonu tırmandırdı. Tüm dünyada yaşanan krizin de etkisi iç piyasada büyük sorunların oluşmasına neden oldu.

Tarım ve sanayi bir ülkenin gelişimindeki en önemli iki etken arasında yer alıyor.

Enflasyonun yükselmesi, buna bağlı gübre ilaç ve yanı sıra yakıtın yüksekliği sebze ve meyvelerde büyük artışlara denen oldu.

Bir önceki yazılarımda da değindiğim gibi pazar fiyatları kontrol altına alılmalı.

Bu kontrol başta aracıların yüksek komisyonları ve girdi maliyetlerini ön planda tutmalı.

Çitçiye verilecek destekler de sürekli olmalı.

Sanayi konusunda yakın zamanda iş dünyasının talepleri arasında teşviklerin uzun vadeli ve sürekli olması var.

Bu yıl ise Rusya’nın Ukrayna işgalinin, petrol, çelik, alüminyum, gübre ve tahıl gibi kritik emtia piyasalarında bozulmalara neden olması nedeniyle, ticaretteki bozulmaların üretim için bir engel olmaya devam etmesi beklendiği bildiriliyor.

Rusya ve Ukrayna savaşının, artan enerji ve buğday fiyatları nedeniyle Türkiye’yi olumsuz etkileneceği ve önümüzdeki günlerde enflasyonu kontrol altına almanın daha zor olacağı ifade ediliyor.

Hükümetin pandemi döneminden bu yana verdiği desteklerin sürekli olması herkesin isteği.  Şimdi asgari ücretlerde yeni bir düzenleme de gündemde.

                Az da olsa sürekli verilen destekler enflasyonun ve bazı ulusal etkenlerin etkilerini azaltacaktır…