İlk olarak  Disbiyozis ‘in ne demek olduğundan başlayalım. Vücudumuzda bulunan zararlı bakterilerin artmasıyla bağırsak iç zarında bulunan yararlı bakterilerin yani probiyotiklerin azalması sonucu oluşan ve bağırsaklarımızdan geçmemesi gereken partiküllerin geçişine izin veren bağırsak geçirgenliği dediğimiz duruma neden olan bağırsak mikrobiyomunun  bozulmasına  “Disbiyozis” adı verilir.

Dizbiyozis  vücutta kendini aşırı gaz, şişkinlik, ödem, bazen ishal bazen kabızlık gibi dışkılama  bozuklukları ve  mide hazımsızlıkları gibi belirtilerle  gösterir.

Disbiyozis neden olur derseniz, birden fazla sebebi olabiliyor. Başlıca nedenlerinden biri ise tek yönlü  beslenme (karbonhidrat ağırlıklı beslenme, şekerli ve unlu mamüller vb.) modelidir. Rafine edilen sıvı yağ tercihi veya uzun süreli margarin kullanımı gibi sebeplerde  Disbiyozis  oluşumu olasılığını arttırır. Bunlarla birlikte sezaryen doğum ile dünyaya gelenler, anne sütüyle beslenmeyenler, aşırı steril ortamda büyütülenler, prematüre doğanlar, uzun süreli antibiyotik kullananlar, stresli ve hareketsiz bir yaşamı olanlar, aşırı alkol tüketenler, gelişi güzel hormon  veya  steroid ilaçları kullananlar oluşum bakımından ilk sıralarda yer alırlar.

Vücudumuzda oluşan Disbiyozis  sadece bağırsakları etkilemez.Bağışıklık sistemini, metabolizma işleyişini, beyin işlevlerini, karaciğer ve mide fonksiyonlarını etkileyebilir. Disbiyozisin ortaya çıkmasıyla etkilenen organa göre;  alzheimer, migren, fibromiyalji, parkinson hastalığı, depresyon, anksiyete, dikkat dağınıklığı, huzursuz bacak sendromu, otizm, metabolik sendrom, tip 2 diyabet, obezite ,crohn ve ülseratif kolit gibi inflamatuar bağırsak hastalıkları, romatizmal hastalıklar, sedef hastalığı, kronik yorgunluk sendromu, çölyak hastalığı, gluten  hassasiyeti, ülser, reflü, mide ve bağırsak kanserleri, karaciğer yağlanması, siroz, safra yolu hastalıkları gibi rahatsızlıklarda ortaya çıkabilir.

Disbiyozisin tedavisinde hekimlerin tavsiye edecekleri tedavinin yanında  beslenme şeklinde yapılan değişimler iyileşmeye ciddi anlamda katkı sağlar. Nasıl bir değişim yapalım diyorsanız… rafine karbonhidrat dediğimiz çay şekeri ve şeker katılmış besinleri, unlu mamülleri dolayısıyla  gluteni beslenmenizden çıkarmalısınız. Bunların yerine  daha  çok sebze ve meyve tüketmeye özen göstermelisiniz. Probiyotik olarak adlandırdığımız  fermente süt ürünleri (yoğurt, kefir, peynir), fermente turşu yada tarhana gibi besinlere beslenmenizde daha çok yer vermelisiniz. Hatta gerekiyorsa bilinçli bir sağlık profesyonelinin desteği ile probiyotik takviyesi alabilirsiniz.

Alkol tüketicisi iseniz   alkolü mümkün olduğunca kısıtlamalı ve hatta bırakmalısınız. Şimdi tam da bahar gelmişken temiz havada yapılan yürüyüşlerle doğada geçirdiğiniz zamanı arttırarak Disbiyozisin ruh halinizde oluşturduğu olumsuz durumları hafifletebilirsiniz. Şifa bulmanız dileklerimle…