Temelinde sevgi var.. Fakat menfi bir sevgi değil, iman kaynaklı bir sevgi. O sevgi kesinlikle değişmeyen bir temele dayanıyor. Biliyor musunuz, canım Allah’ım öyle güzel dostlar soktu ki hayatıma.. Bir sürü gönlü güzel insanla dost etti beni. Bu dostluklarda birbiriyle barışık ve uyumlu gönüller var. O’nun nimeti sayesinde kardeş oluyoruz, seviyoruz birbirimizi. Gönülden yaşanıyor her biri çok şükür. İki insan birbirine gönülden bağlanınca artık onlar birbirinden ayrı değil. Bedenleri birbirinden ayrı düşse hatta o bedenler hiç görüşmemiş olsa bile gönüller beraber olabiliyormuş. Yani yakın dost, ‘ayrı bedenlerde bir can’ imiş.

"Dostluk" mutluluğun gerçek tanımıdır. Dostumuz kalbimizin ve beynimizin yaşam enerjisidir. Dost ile sohbet, yardımlaşma, birbirine güç vermek, farklı düşüncelere sahip olunsa da birbirini olduğu gibi kabul etme, birbiri için var olma yaşama anlam katan özelliklerdir. Dost, kişinin dünya ile arasında yaşadığı kaçınılmaz çatışmaların yorgunluğunu az da olsa azaltır. Çünkü dost insan için güvenli bir sığınaktır, paylaşımdır. Yaşamın farkındalık düzeyini renklendiren manevî kapısıdır. Dostluk yaşamın umududur.

Canım Muhyiddin İbn Arabi der ki: ‘İman ehli olamayan birinin samimi dost olması bir yana düşmanlık yapması daha yakın bir ihtimaldir. Bunun nedeni sevginin vahdetin gölgesi olmasıdır. Sevgi, zıtlıklar ve zulmet âleminde bulunan perdelenmişler arasında gerçekleşemez.’

Allah'ım sana çok teşekkür ederim, gerçek dostluğu bana yaşattığın için..

Sevgiyle..