Son günlerde uluslararası piyasalarda ilginç gelişmeler oluyor. Avrupa Birliği’nin (AB) para birimi euro, dolar karşısında son 20 yılın en zayıf günlerini yaşıyor. Kısa süre öncesine kadar 1.20 dolara denk gelen 1 euro, bu günlerde dolarla başa baş bir değerde.

Bunun en büyük nedeni, Rusya’nın Ukrayna saldırısına yaptırımlarla cevap veren AB ülkelerine karşı ‘petrol ve doğalgaz’ gibi kozlarını kullanmaya başlaması. Rusya’nın Avrupa’ya doğalgaz vanasını tamamen kapatması riski, euronun gücüne darbe vuruyor. Buna karşılık ABD Merkez Bankası’nın yükselen enflasyon karşısında uzun süre sonra faizde puan artışları gitmesi de doları euro ve diğer para birimlerine karşı güçlendiren etkenlerden biri.

Bu iki önemli uluslararası gelişmeyi bir yana bırakıp, bizde durumların nasıl olduğuna bakalım. Türk Lirası ne yazık ki uzun süredir dolar ve euro karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. 5-6 yıl önce 3-4 TL olan 1 dolar, bugünlerde 18 TL’ye yaklaştı. Yani kaba bir hesapla dolar TL’ye karşı bu süre zarfında en az 4 kat değer kazanmış.

Uluslararası ticaretin çok büyük oranda dolarla yapıldığı ve paramız değer kaybettikçe ithal ürünlerin bize daha pahalıya mal olduğu gerçeğini düşününce, enflasyonun neden hızla arttığı da ortaya çıkıyor. Ne yazık ki buğdaydan arpaya, her türlü petrol ürününden doğalgaza kadar en temel üretim girdilerinin büyük oranda ithal edilmesi, dolar arttıkça enflasyonun da doğal olarak artması anlamına geliyor.

Şöyle düşünelim; bugün dolar 17.5 TL değil de 3 TL olsa, yani paramız 6 kat daha değerli olsa, aldığımız bir litre mazotun fiyatı 25 TL değil, onun 6’da biri olan 4 TL civarında olacak. İthal ettiğimiz tüm ürünlerde benzer kıyaslamalar yapılabilir. Üretim maliyetlerinin ithalat boyutunda oluşacak bu ucuzluk belki enflasyonumuzu 6’da 1 oranına indirmeyecek ama mesela 3’te 1’ine çok rahat indirir. Yani paramız değerini yitirmemiş olsa, TÜİK verilerine göre bugün yüzde 70’lerde olan enflasyon 20-25 civarında olacak.

Basit bir hesaplamayla Türkiye’deki enflasyonun çok büyük oranda döviz kurlarıyla ilgili olduğunu, döviz kurlarındaki artışın da büyük oranda iç sorunlarımızdan kaynaklandığını anlamak için ekonomi uzmanı olmaya gerek yok.

İnşallah iç sorunlarımızı hızla çözer, başta ekonomi olmak üzere müreffeh bir toplum olmanın gereklerini en kısa zamanda yerine getiririz…