Farz edelim ki korona virüse karşı aşı bulunmadı, sonuç ne olurdu?

Tarihdeki büyük salgınlardan örneklerle aşının önemini anlatmaya çalışacağım.

Korona virüsü aşısı olmasa tüm dünyada 700 milyon insan ölürdü: Bu rakam tarihdeki büyük salgınlardan yola çıkarak, güncel korona virüs hastalığına yakalananların verileri ile hesaplandı. 700 milyon insan, 7 milyarın üzerinde olduğu tahmin edilen dünya nüfusunun onda birine denk geliyor. Aşılarla korona enfeksiyonu daha hafif geçiyor gibi görünse de, ölümler hiç de az değil, yalnızca biraz duyarsızlaştık . Özellikle kronik hastalığı ve bağışık sistemi bozuk olanlar ciddi risk altında. Virüsün tüm sırları çözülemediğinden, kimde nasıl seyredeceğini önceden bilemiyoruz. Görece sağlıklı kişilerde de hastalık ağır geçebiliyor.

Dünya tarihi salgınlarla değişti: Dönemin en büyük imparatorluğu olan Roma imparatorluğunun pandemilerle gücünü kaybettiği tarihsel kaynaklardan biliniyor. Zamanında İstanbul’u da etkileyen veba salgını, Avrupa’da 45 milyon kişinin canını almıştı.

Savaşlarda enfeksiyonlardan daha fazla insan öldü: Birinci Dünya Savaşı sonlarında İspanyol gribi pandemisi tüm dünyayı kasıp kavurmuştu. Savaştan 17 milyon, gripten 60 milyon insanın öldüğü sanılıyor. O zamanlar dijital kayıt sistemlerinin olmadığını düşünürsek, belki çok daha fazla insan öldü. Bugün korona enfeksiyonun seyri, İspanyol gribine benzetiliyor.

Aşıların keşfi, tıp tarihinde devrimdir: Dünya tarihinde milyonlarca kişinin ölümüne yol açan, devletlere güçlerini kaybettiren, nüfus dengelerini değiştiren salgınların aşıların keşfi ile kontrol edilmesi hiç kuşkusuz ki tıp tarihinde devrim niteliğindedir.

Aşı olmak zararlı mı ? Aşı ile cip takıyorlar gibi bilimsellikten uzak konulara hiç değinmeyeceğim. Korona aşısının yan etkileri her aşıda olduğu gibi var, ama diğer virüs aşılarından daha fazla değil. Yan etkiler çoğunlukla geçici, ciddi yan etki belki yüzbinde bir. Aşı olduktan sonra sağlık kuruluşundan hemen ayrılmamak, alerjik bir durum varsa önlem alınmasını sağlar. Pandemi başında  MS ( Multipl  Skleroz) gibi kronik nörolojik  hastalığı olan kimi hastalar aşılarını yaptırmadılar. Aşı olanlarda ciddi bir yan etki görülmediği gibi, olmayanlarda atakların arttığı gözlendi. Aşı dozları tam olmayan demans hastalarında ne yazık ki yüzde 16 gibi genel ortalamanın üzerinde ciddi bir ölüm oranı saptandı.

Hatırlama dozlarını hatırlayalım: Aşılanma başındaki yüksek rakamlara ne yazık ki tekrar dozlarda henüz ulaşılmadığını görüyoruz. Virüsün sık mutasyon geçirdiğini de göz önüne alarak, hatırlama dozlarını ihmal etmeyelim.

Bir de Uzamış Kovid Sendromu  var: Hastalık hafif bile geçse, aşısız ya da eksik doz olanlarda hastalık sonrası farklı organ ve sistemlerin etkilendiği  bu durum daha fazla görülüyor.

Aşı olmak toplumsal bir görevdir: Unutmayalım ki virüs hala aramızda dolaşıyor. Aşı karşıtlığı bireysel özgürlük olarak kabul edilemez, halk sağlığına düpedüz tehdit sayılır. Koronadan kaybedilen her kişi ekranlara yansıyan bir sayı değil, bir ailenin yaşadığı büyük bir dramdır.  Pandeminin bitip, sevdiklerimize doyasıya sarılacağımız günlerin umudu ve güzel yaşamak dileği ile..