Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılı Eylül ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre son bir yıldaki ortalama fiyat artışı yüzde 83,45. Yani geçen sene Eylül'de 100 lira olan bir ürünün fiyatı bu yıl 183,45 TL'ye yükselmiş.

Enflasyon son bir yıldır tüm dünyanın sorunu. Onlarca yıldır çift haneli enflasyon yaşamayan Avrupa ülkeleri ve ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkeler de son bir yıldır enflasyonla boğuşuyor.

Enflasyonun tüm dünyada artmasının temel nedeni enerji maliyetlerinin yükselmesi. Üstüne Rusya-Ukrayna savaşı da eklenince, enerji ve emtia fiyatlarında ciddi artış kaçınılmaz oldu. Özellikle Türkiye gibi petrolü, doğalgazı olmayan; enerjinin büyük bölümünü ithal eden ülkeler bu durumdan daha olumsuz etkilendi.

TÜİK verilerine baktığımızda fiyatı en çok artan kalemler, temel ihtiyaçlar olan gıda ve ulaşım. Yani dar gelirlinin de kısamayacağı, harcamaya mecbur olduğu kalemler. Gıdadaki yıllık artış yüzde 93, ulaştırmada ise yüzde 117. Enerji maliyetlerinin doğrudan etkilediği bu iki alanda ortalamanın üzerinde fiyat artışı yaşanmış.

Enflasyon tablosunu daha da kötü hale getiren durum, üretici fiyatlarının yüzde 150'ler civarında olması. Ekonomide normal şartlarda önce üretici fiyatları artar, üreticiler maliyetlerini ürünlerine yansıtınca tüketici fiyatları da yükselir. Yani üretici maliyetlerinin henüz fiyatlara tam yansıtılmadığını, önümüzdeki aylarda tüketici fiyatlarının da üç haneye çıkabileciğini söylemek mümkün.

Hükümet son bir yıl içinde çalışanlara yaptığı yaklaşık yüzde 100'lük zam oranlarıyla vatandaşın alım gücünü korumaya çalıştı. Ancak maaş zamları maliyet ve fiyat artışlarına direk yansıdığı için aslında enflasyonu tetikleyen bir durum.

Enflasyona kalıca çözüm için öncelikle TL'nin değerinin yeniden yükselmesi gerekiyor. 1 dolarlık ithal bir ürüne dolar 5 TL iken 5 lira ödüyoruz ama dolar 18 TL'ye çıktığı zaman aynı ürüne 18 TL ödemek zorundayız. TL'nin değerinin yeniden hızla artması gerekiyor. 2000'li yıllarda ekonomide büyük başarılar elde edilmiş, 1 TL'nin değeri neredeyse 1 dolara yaklaşmıştı. Şimdi maalesef 20 TL'ye doğru gidiyor.

Enflasyonda kalıcı çözümün diğer temel yöntemi her alanda dışa bağımlılığı en aza indirmek. Belki petrol ve doğalgaz konusunda bu elimizde olan bir şey değil ama mesela et ve süt ürünlerindeki fiyat artışında temel etken olan hayvan yeminin yüzde 95'ini ithal eder bir durumdaysak enflasyonu düşüremeyiz. Ya da tohumun çok büyük bir bölümünü ithal ediyorsak domatesi, salatalığı ucuza yiyemeyiz.

Türkiye enflasyon konusunda 90'lı yıllarda daha acı tecrübeler yaşamış bir ülke. Sonrasında başarılı ekonomi politikalarıyla yıllarca tek hanede duran enflasyon, benzer ekonomik atılımlarla yine aşağılara çekilebilir. Bu konuda yetkililer doğru politikalar sergilerse vatandaş da gerekli fedakarlığı yapar.

Umarız yaklaşan kış ayları ekonomi için de yeni fırtınaların habercisi olmaz. Enflasyonu yavaşlatmak ve frenlemek için ne gerekiyorsa yapılmalı. Gerekirse bir kez daha acı bir reçete hazırlanmalı ve herkes bu reçeteye uymalı...