Hey gidi eski bayramlar mı? Demeliyim.

Vay be! Ne günlerdi mi?

Ayy… Ne çok zaman geçti mi?

Yoksa bazı anlar ve bazı kokular ne eskiyor ne değişiyor mu?

Yakın çevrem tarafından memleketime olan düşkünlüğüm bilinir. Her sokağını her caddesini, Pazartesi – Perşembe ve kırk badaldan inince sağda kalan katık pazarını, akşam sekiz deyince başlayıp gece on da sanki hiç esmemiş gibi duran rüzgarını, sofuları, mahseni, hacıbalıyı, tekkeyi çok iyi bilirim. Bize çocukluktan öğretti bu güzel şehir bir çok kültür bir arada yaşamayı. Göz göze gelmekten hiç kaçılmaz. Selamlaşmak zaruriyetten değil benim memleketimde. Aleykümselam deyişinden anlarsın halini, derdini tasasını, mutluluğunu coşkusunu.

Sadece havası suyu değil. Bayramları da çok başkadır. İlçe merkezinde her ev her bayram çömlekte keşkeğini mutlaka arife gününden hazırlar. Haşhaşlı çöreğini yapar. Baklalı dolmasını sarar. Atatürk heykelinin etrafı ve Dönertaş Cami’ nin önü ana baba günü gibi olur. Bayramlık, şeker, çifte kavrulmuş lokum tezgahlarının önünde edilen ayaküstü sohbetlerin tadına doyum olmaz.

Yaş ilerledikçe daha çok özlüyorum daha çok anıyorum. Bu sene kızkardeşimin de düğünü sebebiyle çok yoğun duygularla geldim, bayram için. Ve gördüm ki aslında değişen çok bir şey yok. Ebediyete uğurladıklarımız ve zamana yenik düşen saçlarda ki beyazlar dışında. Bedesten çarşı hala çok kalabalık hala bayram havası. Mecburiyet caddesinde hem inişte hem çıkışta ayaklar telaşlı. Çifte kavrulmuş lokumların hala tadına bakılmadan alınmıyor. Yorulanlar yine çocukluğumda olduğu gibi Tahtalı Kahve’ de soluklanıyor… Alışverişi bitiren herkes ellerinde keşkek çömlekleri keşiğini (sırasını) aldığı fırına gidip teslim ediyor, bayram namazından sonra geri almak üzere.

Köyümde ise o eski bayramlard. Hummalı bayram temizlikleri yapılırmış. Kireçler kaynatılıp, bembeyaz badanalar yapılırmış. Tahta makatların üzerinden örtüler alınıp, tabanı toprak olan odalar tozmasın diye önce çilenir sonra süpürülürmüş. Tek kanat dokuma kilimler tokaçla bir güzel yıkanıp avlunun en güneş alan yerine kurutulmak üzere serilirmiş. Her kapının önünde fırın olmadığı keşik (sıra) alınır. Keşiği gelen sabahtan kalkıp ahşap ekmek teknesinde hamurunu yoğurup, mayasını aldırıp öğlen sıcağına kalmamak için fırının olduğu evin yolunu tutarmış. Somunlar dökülür, gurbetten geleceklere türlü çeşit keteler pişer. En son haşhaşlı çörekler tepsi tepsi fırından çıkarılırmış. Bayram baklavasız olur mu? Günler öncesinden kırılıp, ayıklanıp, dövülen bol nişastalı ev baklavasının katları arasında yerini alırmış. Komşuların birbirlerine yardım ederek sardıkları baklalı dolmaların hala lezzeti aynı köyümde.

Arife günü akşamüstü olunca, evlere bir hüzün çökermiş. Abdestini alan, kolunun üzerine Kuran-ı Kerim’ini yerleştiren herkes ebediyete yolcu ettiklerine Yasin-i şerif hediye etmek için bir bir kapılardan çıkıp, peşpeşe mezarlığın yolunu tutarmış. Kimi küçük yaşta kaybettiği annesine, kimi babasına kimi kardeşine kimi de bu dünyada ki kimsesizliğine usul usul gidermiş. Uzaktan Küpeli Baba tepesine gözleri dalarak. Kiminin aklında çocukluğu, kiminin yüreğinde özlem ateşi, kiminin boynu bükük, kiminin yüreği buruk.

Bu dünyadan göçenlerle herkesten önce bayramlaşılıp, Yasin-i Şerifler bağışlanıp o en güzel görev tamamlandıktan sonra. Sabah tekrar abdestler tazelenip. Bu sefer her kapıdan birer ikişer çıkan herkes Başar Dayı’nın evin köşeden dönüp caminin yolunu tutarmış.

Namazlar eda edilip, dualar arş-ı alaya gönderildikten sonra. Cami avlusunda bütün köy halkı, köyün en büyüğüyle başlayıp. Bayramlaşarak en küçüklerin yanaklarından öpüp bayramlaşmayı tamamlarlarmış. Cami avlusunda kurulan masalara her evde ne piştiyse getirilir ve bayram kahvaltısı bütün coşkusuyla şen sohbetler eşliğinde yapılıp evlere dağılınırmış. Sonrasında zaten tekbirler eşliğinde kurbanlar kesilir, kavurmalar pişer, paylar dağıtılırmış.

Bugün Arife. Rabbim hayırlı bayramlara kavuştursun hepimizi, uzakların yakın olduğu, gurbettekilerin vuslatlarının memleketleri ve aileleri olduğu nice bayramlara kavuşalım. O eski bayramların tadı hep bizimle olsun.

Sağlıcakla kalın.