Sağlıklı beslenmek için gerekli dört önemli besin ögesinden biri olan protein vücutta temel yapı taşlarını oluşturur. Protein içeren besin alımı  sizi tok tutarak  daha geç acıkmanızı sağlar. Kas kütlesi oluşumunda ve korunmasında önemli yeri olan protein aynı zamanda kemiklerinizi de korur.

Tüketilebilecek besinler arasında başlıca protein kaynakları et, balık, kümes hayvanları, yumurta, süt ve süt ürünleri, kurubaklagiller, mantar olarak sıralanabilir. Bu kaynaklar hayvansal   ve  bitkisel  protein  kaynakları  olarak   gruplandırılır. Bitkisel besinler içinde yer alan Mantar protein açısından zengin bir  kaynak olmanın yanı sıra C vitamini, potasyum, fosfor, demir, çinko, folik asit ve lif bakımından da oldukça zengin olması dikkatleri üzerine çekiyor. “Et tüketimi yerine  mantar tüketimi aynı faydayı sağlar mı?” sorusunu akıllara getiriyor.

Lezzeti yerinde olan bu besine içerik  olarak  daha yakından bakacak olursak su oranı yüksek olan mantarın ortalama olarak 100 gr.’ı 3.09 gram protein, 3.26 gram karbonhidrat, 0.34 gram yağ ve 1 gram lif içerir. Pişmiş 100 gr. mantar yaklaşık olarak 22 kkal. enerji içerir. Hayvansal besinlerin aksine doymuş yağ ve kolesterol içermez.

Protein içeriği en iyi olan bitkisel besin olarak bilinen mantarın vücut için faydalarının çok olmasına karşın etin yerini tutmuyor. Bunun  nedeni,   mantarın içindeki protein miktarının ve kalitesinin et proteinine  yani hayvansal proteine  eşdeğer olmamasıdır. Bununla birlikte  demir, çinko ya da B 12 vitaminini de yeteri  miktarda karşılamamasıdır. Sebze yemeği olarak sınıflandırılan mantar etkili bir antioksidan olan selenyum bakımından çok iyi bir kaynaktır. Her ne kadar etin yerini tutmasa da vejetaryen bireyler için et ya da tavuk yerine tüketilebilecek lezzetli bir protein kaynağıdır.

Potasyum bakımından da zengin olan mantar kalp, kas ve sinir sisteminin düzenli çalışmasını destekler. Ayrıca beta-glukan olarak adlandırılan çözünen diyet lif içeriği ile kolesterol üzerinde olumlu  etkiler  sağlar ve  ‌Tip2 diyabet riskini düşürür. Neredeyse sıfır yağ oranına sahip olması nedeniyle özellikle  kilo kontrolünde  keyifle tüketilecek bir besindir. Ancak şu var ki pürin aminoasit (protein çeşidi) içeriği ile ürik asit yapımını hızlandırır. Dolayısıyla  düşük kalorili olması, yüksek vitamin ve mineral içermesi nedeniyle fazla miktarda tüketimi böbrek taşı olan,gut hastalığı tanısı olan veya başka böbrek hastalıkları olan bireyler için yarar yerine zarar verebilir.Tüketimi oldukça kontrollü olmalıdır.

Özetle her besinin kendine özgü  besin içeriği ve özellikleri vardır. Periyodik rotasyonlarla  çeşitli  besin tüketimi vücudumuz için maksimum faydayı sağlar. Hiç bir besin birebir başka besinin sağladığı yararı sağlayamaz.

Sağlıkla kalın …