2000'li yılların ortalarındaki sıcak para bolluğu artık yok. Dünya yeni bir darboğazın içinde. Uzun yıllardır görülmeyen enflasyon oranları hem Türkiye'de hem de dünyanın çok büyük bir bölümünde hayatı zorlaştırıyor.

Teknoloji geliştikçe hayatımızın her anlamda kolaylaşacağını düşünüyoruz ama gerçekte öyle değil. Ekonominin çok farklı dinamikleri var ve çarklar bir ahenk içinde dönmediği sürece en gelişmiş ülkeler bile ciddi sıkıntılar yaşıyor. Son 1-2 yıldır bunu bir kez daha yaşıyoruz.

Diğer yandan dünyanın birçok bölgesi her dönemde ciddi medeniyet krizleriyle karşı karşıya. Bugün tüm gelişmişliğe ve kağıt üzerindeki medeniyet anlayışına rağmen batıda çeşitli kıpırdanmalar sözkonusu.

Yerleşik çok güçlü sistemler olmasa, özellikle düzensiz göç ve ekonomik dalgalanmaların tetiklediği birçok toplumsal kriz gündeme gelebilir.

Tüm bu etkenler ve olası krizlerin piyasalar tarafından satın alınması, ekonomideki sıkıntıların temelini oluşturuyor.

Türkiye'de uzun yıllardır ekonominin lokomotifi inşaat sektörü. 2000'lı yılların ortalarındaki sıcak parayı üretim yerine büyük oranda inşaata döktük. Ortaya kimilerine göre modern binalar, kimilerine göre beton şehirler çıktı.

Türkiye'de kentlerin modernleşmesi, konutların konforlu hale gelmesi büyük ihtiyaç ve bu ihtiyaç bitmek yerine giderek daha da artıyor. Ancak ekonominin lokomotifi olan inşaat sektöründe yaprak kıpırdamıyor. Bu durum arkadaki vagonları ciddi oranda yavaşlatıyor.

İnşaat sektörünün durma noktasına gelmesinin temel nedeni maliyetlerdeki artışlar. Son bir kaç yılda her yıl yüzde 100'den fazla artan inşaat maliyetleri ev fiyatlarına da yansıyor. Doğal olarak birkaç yıl önce 'yüzbin' TL'lerle ifade edilen konut fiyatları artık 'milyon' TL'lerle ifade ediliyor.

Ev almak bu koşullarda giderek bir hayale dönüşüyor. Son olarak TOKİ'nin başlattığı büyük konut projesine yapılan başvurular da bunu gösteriyor. Manisa'da yapılacak konut sayısının 10 katından fazla başvuru var.

Türkiye'nin hala milyonlarca sağlıklı konforlu konuta ihtiyacı var. Ama vatandaşın bu konutlara sahip olabilmesi için öncelikle alım gücünün aratması gerekiyor.