Önce Fitoöstrojeni  ilk defa duyanlar için  ne demek olduğunu açıklayalım. Östrojen bilindiği yada az çok duyulduğu gibi vücudumuzda bulunan  adet döngüsünü, doğurganlığı yöneten ve daha  birçok önemli işlevi (beyin hücreleri arası iletişim, kalp, damar, kemik,cilt sağlığı,koku alma,düşünce keskinliği,odaklanma gibi) olan bir hormonumuzdur. Temel olarak kadınlarda yumurtalıklarda, erkeklerde ise testislerde üretilir. Fito (Phyto) ise Yunan dilinde bitki anlamına gelmektedir. Yani Fitoöstrojen  bitkisel östrojene verilen addır.

Östrojene benzer etki gösteren fitoöstrojenler bunu aslında hormon sinyallerini taklit ederek ya da bu hormonu etkileyen kimyasallar üreterek yaparlar. Bu maddelerin kimyasal yapıları vücudumuzda bulunan doğal östrojene çok benzediği için östrojenin bağlandığı reseptörlere bağlanmak suretiyle iş görürler. Dolayısıyla östrojen görevi yapar ancak çok fazla ve yoğun tüketimleri durumunda östrojen dominansı (baskınlığı ) oluşturabilir. Bilinçli olarak   günlük belirli miktarlarda tüketiminin yararları vardır. Özellikle östrojen seviyelerinin az olduğu menopoz öncesi ve menopoz döneminde fitoöstrojenler  oldukça faydalıdır.

Protein, lif, vitamin, mineral ve vücudumuz için faydalı başka fitokimyasalları da içeren bu besinlere bir bakalım; Keten tohumu, Susam, Ayçiçek çekirdeği, Antep fıstığı, Badem, Ceviz, Havuç, Patates, Hurma, Nar, Kiraz, Elma, Pirinç, Nohut, Mercimek, Barbunya, Yulaf, Kinoa, Sarımsak, Adaçayı, Isırgan otu, Kahve, Meyan kökü, Brokoli, Portakal, Maydonoz, Çilek, Üzüm, Zeytinyağı, Soya ve soya ürünleri  bilinen   fitoöstrojenlerdir.

Bu besinlere aynı zamanda fonksiyonel besin de denir. Kanserin birçok türünde(kolon, meme, over, lösemi, gastrointestinal, prostat) hastalık riskini azaltabilir ancak meme kanseri artık oluşmuş kişilerin özellikle keten tohumu yağı, ısırgan otu, meyan kökü veya civanperçemi ekstratlarını ve soya ürünlerini tüketmekten kaçınmalıdır. Bu ekstratlar diğerlerine göre  daha   yoğun içeriklerinden dolayı  kişinin bu süreçte  zararına olabilir.

Fitoöstrojenler bu etkilerinin yanı sıra vücutta demir emilimini arttırabilir, kilo verme ve obezitede  metabolizmaya destek olur. Bu  besinlerin  daha  genç yaşlarda ve  doğal besin haliyle   düzenli tüketimi hastalık riskinizi azaltabilirken, konsantre (ekstrat/supplement) olarak kullanımın ters bir etki doğurabileceğini bilmenizde yarar var. Bilim adamı, ünlü kimyager Paracelsus’un da (1493-1541) dediği gibi “Her madde zehirdir. Zehir ile ilacı ayıran tek fark dozdur.

Bilinçli beslenip şifa bulmanız dileklerimle…