Salihli'de yaşayan Feyzi Gülbaş(55), sıradışı hikayesi ve ilginç yetenekleriyle dikkat çeken bir isim. Frankfurt Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi son sınıf öğrencisiyken Almanya'daki ırkçılık faaliyetleri nedeniyle okulunu bırakmak zorunda kalan Gülbaş, Türkiye'ye döndüğünde çevresindeki insanların 'başarısız su sondajı' hikayeleri nedeniyle bu konuya yöneldi. Küçüklükten beri ilgi duyduğu alanda araştırmalar yapan Gülbaş, aldığı makinacılık eğitimi doğrultusunda sanayi sitesine gitti ve tornacı, kaynakçı ve lehimci ustalarının desteğiyle bir 'su arama cihazı' geliştirdi.

          20 MÜHENDİSİN BULAMADIĞI SUYU BULDU

          Kendi geliştirdiği ve 'jeoradar' adını verdiği cihazla su aramaya başlayan ve yüzde 100 oranında başarı sağlayan Feyzi Gülbaş, kısa  sürede ülke genelinde yeraltı suları çıkarmak isteyenlerin aradığı isim oldu. Mersin'de büyük bir firmanın 2'si yurtdışından getirilen 20'yi aşkın mühendisle yaptığı su bulma çalışmalarının 37 kez başarısızlıkla sonuçlanması ve ardından Gülbaş'ın kendi geliştirdiği cihazla aranan suyu bulması, nâmını daha da büyüttü. Ondan su danışmanlığı alanlar, tek sondajla suya ulaşabiliyor ve defalarca sondaj yaptırıp büyük masraflarda bulunmak zorunda kalmıyor.

          IRKÇILIK NEDENİYLE ÜNİVERSİTEYİ YARIM BIRAKTI

          Su uzmanı Feyzi Gülbaş, Manisa Manşet Gazetesi'ne sıradışı hikayesini şöyle anlattı: "Almanya'da okuduğum üniversiteden ırkçılık faaliyetleri nedeniyle mezun olamadım. Türkiye'ye döndüm, bir süre farklı işler yaptım. Yaklaşık 15 yıldır yeraltı sularını tespit ediyorum. İlk başlarda bu işe hobi olarak bakıyordum ancak çalışmalarımın başarılı olması ve geliştirdiğim cihazla yüzde 100 sonuç almam, bu işi profesyonel olarak yapmama neden oldu. Özellikle son 2 yıldır Türkiye genelinde birçok il ve ilçede su arama çalışması yaptım. Köylere ve belediyelere ücretsiz danışmanlık hizmeti yapıyorum ancak ticari faaliyet için su çıkarmak isteyenlere ücret karşılığı hizmet veriyorum.

          SANAYİDE YAPTIRDIĞI CİHAZLA SU BULUYOR

          Birçok alanda kullanılan epik cihazlarla su aramak mantıklı değil, çünkü tam sonuç vermiyor. Eski değnek yöntemi ise daha çok fay hatlarını gösteriyor ve çok karmaşık fay hatlarının bulunduğu ülkemizde bu da pek sonuç vermiyor. 40 denemeden 1'i isabet ediyorsa, 39'u isabet etmiyor. Bu konuda gelişmiş ülkelerde de kesin sonuç veren bir teknoloji yok. Ancak ben sanayide yaptırdığım kendi cihazımla yüzde 100 başarı elde ediyorum. Cihazımın, suyun frekansına  duyarlı bir ataptörü var, ondan faydalanıyorum. Bu konu biraz da biyoenerjiyle ilgili; benim cihazı başkaları kullandığında bendeki kadar iyi sonuç alamıyorlar."

          ESKİ YÖNTEMLER MALİYETLİ OLUYOR

          Bu güne kadar 'su yok' şeklinde rapor verilen birçok yerde su çıkardıklarını belirten Gülbaş, "Sondaj maliyetleri çok yüksek. Bu nedenle çiftçimiz, köylümüz eski yöntemlerle kesinlikle sondaj çaktırmamalı. Yeryüzünde 3-5 metrede bir örümcek ağı gibi büyük ve küçük fay hatları var. Bu fay hatlarının tespitlerimize göre yüzde 97'si kuru, yüzde 3'ünde su var. 'Su buluyoruz' diye ün yapmış, televizyonlara çıkmış bazı kişilerin kullandıkları yöntemin de  değnekten fazla bir farkı yok. Çünkü suyun miktarını bilemiyorlar. Birçok yerde küçük fay hatlarındaki su sızıntılarına sondaj çaktırdıklarına şahit olduk. Yazık olmuş, emekler boşa gitmiş, suyu bulmuş ama kıymeti yok."

          TÜRKİYE'DEKİ FAY HATLARI SU DOLU

          Çevresinde kendisi için 'su profesörü' lakabının kullanıldığını belirten Feyzi Gülbaş, kuraklık konusunda çok duyarlı ve bu alanda önemli tespitleri, uyarıları var. Önerilerini yetkili isimlere de gönderdiğini belirten Gülbaş, "DSİ'nin uyguladığı su politikasını ivedilikle değiştirmeli. Sondaj ruhsatlarının yasaklandığı bölgelere yeniden izin verilmeli. Ülkemizde yeraltı derin su kaynaklarımızın yüzde 90'nı ya denizlere, ya da başka ülkelere boşa akmaktadır. Ayrıca ülkemizdeki  yüzlerce kilometre uzunluğunda ve yüzlerce metre derinlikte  büyük deprem fay hatları vardır. Bu deprem fay hatlarının herbiri onlarca HES çalıştıracak, milyarlarca metreküp su taşımaktadırlar. Bu suları gün yüzüne çıkartırsak, ülkemize asırlarca yetecek suya kavuşabiliriz" diyor.