Gluten, gliadin ve glutenin proteinleri başta olmak üzere bir çok birbirine benzer proteinin karışımından oluşan bir yapıdır. Türkiye’de temel besin maddesi olarak çokça tüketilen buğday, arpa ve çavdar gibi tahıl gruplarında bulunur. Ekmek, kurabiye gibi unlu fırın mamüllerinde kıvam sağlayan bir protein olan gluten, son zamanlarda birçok farklı rahatsızlık ile ilişkilendirilmiş ve başlıca sorumlusu tutulmuştur. Bu rahatsızlıkların başında en yaygın görülen ve bilinenini  Çölyak hastalığıdır. Ancak günümüzde çölyak hastalığı dışında da bazı nörolojik rahatsızlıklar, otizm, obezite, romatizmal hastalıklar, hipotiroidi gibi farklı sağlık problemlerinin gluten tüketimiyle bağlantılı olduğu gösterilmiştir. Çölyak hastalığında gluten proteini sindirilemez ve bağırsakta emilim görevi yapan püskül yapıdaki villusların yapısı bozularak bağırsak çeperi düzleşir. Bu durum kişide şişkinlik bazen kabızlık bazense ishal, karın ağrısı gibi semptomlara neden olur. Hal böyleyken diğer hastalıklarda da çeşitli sebeplerle bozulan bağırsağın geçirgen hale gelmesi ve gluten proteinini vücudun bir düşman ajan olarak görüp antijen oluşturup immün yanıt vermesiyle meydana gelir. Ancak araştırmacılara göre gluten hassasiyeti oluşumunda, tükettiğimiz besinlerde kalan tarım ilaçlarının etkisinin büyük olduğudur. Tüm bunların yanı sıra buğdayın genetiğinin değiştirilmesi sonucu içersindeki gluten yapısının bozulduğu ve maruz kaldığımız gluten miktarının çok fazla olduğu da sağlık camiasında tartışılan konudur.

Çölyak hastalığının görülme sıklığının artmasıyla birlikte, son yıllarda glutensiz beslenme moda haline gelmiştir. Özellikle Amerikalı yetişkinlerin neredeyse üçte biri gluten içeren gıdalardan kaçındıklarını ve glutensiz ürünleri tercih ettiklerini belirtmişlerdir. Bunun sonuncu olarak ise  glutensiz ürünlere olan talebin artması sebebiyle glutensiz ürün pazarında artış olduğu da aşikardır.

Sağlıklı bireylerde glutensiz beslenme nelere yol açar ?

Gluten enteropatisi veya intoleransı olmayan sağlıklı bireylerde, zayıflama amaçlı veya farklı nedenlerle glutensiz diyet uygulamak farklı sonuçlara yol açabilir.

ABD Kalp Hekimleri Birliği’nin yıllık toplantısında Harvard Üniversitesi bilim adamları tarafından sunulan bir araştırma sonucuna göre  glutensiz beslenmenin şeker hastalığı riskini artırabileceği bildirimiştir. Başka bir  makalede ise (Journal of Epidemiology) glutenin arsenik, civa gibi toksik ağır metallere yapışarak vücuda emilimini önlediği, dolayısıyla glutensiz diyetin bu tip zararlı minerallerin vücuda vereceği zararı önleyemeyeceğini  yayınlamıştır. Illinois Üniversitesi (Şikago) tarafından yürütülen tarama çalışmasında glutensiz diyet uygulanan kişilerde kan ve idrarda arsenik seviyesinin glutensiz diyet uygulamayanlara göre iki misli, civa seviyesinin ise yüzde 70 daha yüksek olduğu tespit edilmiş. 

İspanya’da yapılan bir çalışmada bir ay boyunca glutensiz beslenmenin bağırsakta çoğalan zararlı bakteriler nedeniyle bağırsak floramıza zarar verebileceği ve bağışıklık işlevlerinin bozulmasına neden olacağı gösterilmiştir.

Diyette çıkarılan besinlerin yerine, şeker, yağ tüketilmesi ya da fazla miktarda glutensiz tüketilmesi durumunda ağırlık azalışı yerine ağırlık artışı gözlemlenebilmektedir.Glutensiz diyet uygulamlarında, tahıl ve tam tahıl tüketiminden uzak durulması, posa ve B grubu vitaminler ile bazı minerallerin alımında kısıtlamaya gidilmesi besin öğesi yetersizliklerinin görülmesine sebep olabilir. Yeterli ve dengeli beslenmenin önemli bir bileşeni olan tahılların ve özellikle tam tahılların yeterli ve dengeli tüketilmesi önemlidir. 

 

 

Peki ne yapmalıyız?

Özetle glutene karşı bir hassasiyetiniz yada otoimmün bir hastalığınız  yoksa glutensiz beslenmenin vücudunuz için bir yararı olmayacağı gibi negatif yönde etkilerinin olacağını bilmekte yarar var.Otoimmün bir hastalığınız var veya geçirgen bağırsak durumu oluşmuş ise tedavi amaçlı  duruma göre, 3 ila 6 hafta arasında glutensiz beslenme protokolü uygulanabilir.Sonrasında siyez buğdayı gibi genetiği değişmemiş ve içerisinde nispeten daha az gluten bulunduran tahıllı ürünleri tüketmeyi deneyerek vücudunuzun tepkisini ölçebilirsiniz.

Konforlu bir yaşam için sürdürülebilir ve dengeli bir beslenme programı ve egzersizin yanısıra popüler diyet akımlarına bilinçli ve mesafeli durmak her zaman menfaatinize  olacaktır…