Son bir kaç yıldır oldukça gündemde olan ve Uluslararası Gıda Enformasyonu Konseyi Kurumunun araştırmasına göre, 2018 yılının en popüler diyeti olarak seçilen İF diyeti yani İntermittent Fasting diyeti Aralıklı Oruç olarak da bilinir. Klasik diyetlerin aksine bu programda bireylere kalori kısıtlamaktan çok yemek yeme zamanı kısıtlanır. Sistematik olarak belirli aralıklarla yeme planı oluşturulur.

Bu diyetle  kilo vermenin yanı sıra, her zaman formda kalmak, sağlıklı olmak ve yaşam süresini uzatmak (sağlık korunacağı için) amaçlanır. Bu amaçlar doğrultusunda her ne kadar kalori kısıtlaması ön planda değilse de elbette yeme aralıklarına gösterilen özen kadar sağlıklı besin tercihi de ön plandadır.Bu diyetin birden fazla varyasyonu bulunuyor.Lakin asıl prensip en az  8 saat aç kalmak ve vücuttaki yağları hızlıca kaybedebilmektir. Ancak aynı kaloriyi içeren  programla beslenen  iki grup ile yapılan  bir araştırmada yağ yakım ve kilo kaybı bakımından klasik diyet ile aralıklı oruç diyeti arasında anlamlı bir fark olmadığı da bildirilmiştir.

Uzun  saatler  boyunca  aç kalma prensibine dayanan  diyet modelinin  varyasyonları şu şekildedir;

16-8 Aralıklı; Akşam yemeğinden sonra kahvaltıya kadar hiçbir şey yenilmeyerek 16 saat  açlık planlanır. Kahvaltıdan sonraki 8 saat ise yemek serbesttir ancak akşam yemeği saat 8’i geçmemelidir. Aynı varyasyon  dahilinde  kış mevsiminde  sabah 9 ile  akşam 5 arasında, yaz mevsiminde ise sabah 11 ile akşam 7 arasındaki ideal biyolojik zaman aralığında yapılan uygulamaları da  bulunur.

24-1 Aralıklı; Tam gün oruçlu olup,  24 saat açlık ve son öğünden tam 24 saat sonra tekrar yeme şeklinde uygulanır.  Bu yöntem daha çok hafta 1 gün ve  vücuda bir tür detoks amaçlı   uygulanır.

5-2 Aralıklı; Haftanın 5 günü normal kaloride,sağlıklı ve normal öğünle beslenip,diğer 2 gün 500 kaloriyi geçmeyecek şekilde beslenme  olarak uygulanır. Ancak bu 2 günün birbirini takip etmeyen günler olması tercih edilir.

Herkese uygun olmayan bu beslenme modelinin kardiyovasküler hastalıkların oluşumu,              yatkınlığı olan kişilerde safra kesesi problemleri,  uzun süre açlıktan dolayı diyabet hastalarının glukoz dalgalanmaları,   sınırlanmayı sevmeyen kişiler için ise serbest zamanlarda gereğinden fazla yiyerek daha çok kalori alımına sebep olma gibi olumsuz etkileri olabiliyor.

Bu nedenlerle yeme bozukluğu bulunanlar, diyabet hastalığı olanlar, tansiyon hastaları,  beden kütle indeksi normalin altında olanlar (çok zayıf kişiler), gebe ya da emzikli kadınlar, gebelik planı olan kadınlar, sürekli kullandığı ilacı olanlar, midesinde ülser gibi rahatsızlığı olanlar ve yoğun egzersiz programı olan sporcular için İF diyeti uygun olmayabilir. Bu tip bir diyet programına girmeyi düşünüyorsanız temkinli olmalı ve mutlaka hekiminizden onay alıp diyetisyeninizin  hazırladığı bir programla yola devam etmelisiniz.

 

Sağlıklı ve konforlu yaşam sürmeniz dileklerimle…