Manisa'ya ilişkin olumlu gelişmeleri, atılan güzel adımları yazmak biz gazeteciler için mutluluk kaynağı. Sanayide elde edilen başarılar, tarımda kat edilen mesafe, diğer konulardaki iyi haberler hepimizin göğsünü kabartıyor. Ancak bir sorun var ki yıllardır, hatta on yıllardır çözülemiyor ve çözülemedikçe de katlanarak büyüyor..

Manisa'nın imar sorununundan bahsediyorum...

1989 yılından bu yana, yani 33 yıldır bu konuda ciddi bir adım atılmamış. Bu süre zarfında kentin nüfusu 4-5 kat artmış, sanayisi devasa bir hal almış, ihtiyaçları bir kar topu gibi büyümüş...

Son birkaç yıldır kapsamlı bir değişiklik çalışması var, 'ha bugün, ha yarın' derken bu planın hayata geçmesi de yıllar aldı. Uzun süredir Büyükşehir Belediyesi'nin neredeyse her ayki toplantısında Başkan Cengiz Ergün ile muhalefet partileri arasında bu konuda ciddi tartışmalar yaşanıyor.

Muhalefetin farklı 'rant' iddiaları var, Başkan Ergün ve Cumhur İttifakı temsilcilerinin bu iddialara cevapları var. Kent merkezindeki yüz binlerce insanın ise 'bizim evin durumu ne olacak, arsanın durumu ne olacak?' diye haklı bir beklentisi var. Tartışmalar uzadıkça vatandaşın beklediği süre de uzuyor...

Gecekondularında yeni imar planı bekleyip modern bir evde oturma hayalleri kuran çocuklar evlendi, anne-baba oldu; anne-babalarının bir kısmı ahirede göçtü. Hâla değişen bir şey yok...

Arada sırada belediye başkanları veya ilgili yetkililer çıkıp bazı teknik açıklamalar yapıyor ama bu açıklamaları pek anlayan da yok, bunlara pek inanan da! Kazma vurulmadığı sürece sözlerin bir anlamının olmadığını artık herkes biliyor çünkü..

Yunusemre Belediyesi'nin Akgedik'teki TOKİ Projesi ile Şehzadeler Belediyesi'nin bazı mahallelerde başlattığı kentsel dönüşüm projesi dışında kentin barınma sorunu konusunda atılan ciddi bir adım yok. Hal böyle olunca Manisalıların modern bir kentte yaşama hayalleri uzadıkça uzuyor...

Mevcut planlar hayata geçse bile, tamamı kenar mahalleleri kapsıyor. Peki bir çok binanın yarım asrı devirdiği, daracık cadde ve sokaklardan oluşan, her gün patlayan su ve kanalizasyon borularıyla alt yapısı alarm veren çarşı merkezi ne olacak? Buradaki binlerce sağlıksız, çürük bina nasıl ıslah olacak? Bunları düşünen bile yok.

Manisa'da imar sorunu topyekün çözülmediği sürece sanayide, tarımda veya başka bir alanda aslında çok ileri de  gidemeyeceğiz. Şimdilik OSB işçilerinin veya üniversite öğrencilerinin önemli bir bölümü İzmir'den gelip gidiyor ve sanki sorun yokmuş gibi gösteriliyor. Ama bu durum da bir yerde tıkanacak ve elimiz kolumuz bağlanacak...

Manisalılara nice sözler verenler, sözlerine inanılıp iş başına getirilenler, bu meseleleri samimi şekilde düşünüp kafa yoruyorlar mı acaba?