Yeni bir haftaya iyiliklere, güzelliklerle başlayalım, yazalım o zaman dünden bugüne ve yarınlara ilerleyelim...

Derler ki; bir insanın üç şeyi düzgün olmalı!

Sütü düzgün olmalı!

Sütten maksat, annenin verdiği ahlâk

ve terbiyedir.

Mayası düzgün olmalı!

Mayadan maksat, babanın verdiği ahlâk 

ve terbiyedir.

Hayâsı düzgün olmalı!

Hayâdan maksat, insan olmanın verdiği

ahlâk  ve terbiye ve iyiliktir...

Özgürlüğü hak etmeyen hiç kimse özgür olamaz. Özgürlük ne bir hak ne de bir olgudur, o bir ödüldür. İyilik için en elzem, en büyük ödüldür. Bir manzara için güneşin ışığı neyse hayatın tüm olaylarında da özgürlük öyledir. Ayrıca ona ulaşamayan, hayatın tüm güzelliklerinden mahrum kalır. Elbette burada özgürlükten kastımız kendimizi kontrol etmektir ve kendi tercihlerimizle iyiliğe ulaşmaktır..

"Sokrates bir gün derste öğrencilerine birer beyaz kâğıt dağıtır

ve üzerine bir daire çizmelerini ister.

Dairenin tam ortasına da bir nokta koymalarını söyler…

Ve “Büyük mü yoksa küçük mü bir daire çizdiniz” diye sorar.

Bazıları küçücük bir daire çizerken bazıları tüm kâğıdı doldurmuştur…

Ve sonra, “Dairenin, tam ortasındaki nokta sizsiniz.

Daire ise sizin yaşadığınız hayata koyduğunuz sınırlamayı

temsil eder. Siz kendi dünyanızın merkezisiniz” der.

Daha sonra,

“ Şimdi daireyi silin. Geriye sadece nokta kaldı.

Şimdi sınırı olmayan bir dairenin merkezindesiniz…”

—Bizler, tercih ettiklerimiz kadarız..

Seçeneklerimiz kadarız.

Algıladıklarımız kadarız.

Merak ettiklerimiz kadarız.

—Düşündüklerimiz kadarız.

Yaptıklarımız kadarız.

Hayatta oluşturduğumuz eylemlerimiz kadarız.

Etrafımızdaki daireyi kaldırmanın zamanı geldi...

İnsanın hamuru iyilikse, özgürlükler ise mayası tercihleridir. Sen tercihlerin kadarsın.

Bazen kendi tercihlerin bazen de başkalarının tercihleri kadar." Tercihlerimiz kadarız!