Kalori, besinlerin içerisinde bulunan karbonhidrat, yağ ve proteinlerin miktarına göre ve yediğimiz yiyeceğin miktarına, büyüklüğüne bağlı olarak değişen rakamsal bir değerdir.

Kalori, besinlerin içerisinde bulunan karbonhidrat, yağ ve proteinlerin miktarına göre ve yediğimiz yiyeceğin miktarına, büyüklüğüne bağlı olarak değişen rakamsal bir değerdir. Sayısal olarak aynı şeyi gösterse de her besinin kalorisi aynıdır demek doğru olmaz. Çünkü üç makro besinin (karbonhidratlar, proteinler ve yağlar) vücutta sindirimi ve kullanımı aynı değildir. Buna besinlerin termik etkisi denilmektedir. Bu etki, vücudumuzun her bir makro besini sindirirken ürettiği ısıya ve bazı besinleri diğerinden daha etkili kullanabilmesine bağlıdır. Örneğin hem proteinler hem de karbonhidratlar gram başına 4 kalori içermesine rağmen proteinlerin sindiriminde daha çok ısı kaybedilir. Yani karbonhidrat sindirimi vücut için daha kolaydır. Proteinleri sindirmek daha çok enerji gerektirir, bu da proteinlerin daha yüksek termik etkisi olduğu anlamına gelir.

Dolayısıyla kimi besinler tüketildikten sonra çok hızlı sindirilerek daha  hızlı açlık hissetmemize, kimi besinler de daha uzun süre midede kalarak daha uzun süre tokluk hissetmemizi sağlar. Teknik olarak kalorileri aynı olsa da fizyolojik olarak vücudumuza  sağladığı  faydalar farklı olacaktır. Yani gün içinde almanız gereken bütün kaloriyi isterseniz birkaç dilim çikolatalı pastadan, isterseniz de farklı şeylerden karşılayabilirsiniz. Ancak vücudumuz bu kadar basit çalışmıyor. Yani aldığın kalorinin sebzeden mi, etten mi yoksa şekerden mi geldiğine vücudumuz dikkat ediyor.  O nedenle sadece kalori bilmek, zayıflamak için uzun vadede tek başına başarı sağlamaz. Süt, yumurta veya ekmek gibi daha basit içeriklere sahip olan besinlerin kalorilerini akıldan hesaplayabilirsiniz. Ancak pizza, kumpir, karışık meyve suları, malzemeli dondurma, hünkar beğendi, hamburger ve hazır kek gibi içlerine farklı besin maddeleri ilave edilmiş besinlerin kalorilerini hesaplamanız oldukça zor olur. Evinizde yaptığınız sebze yemeğinden aldığınız kalori ile herhangi bir restoranda yediğiniz aynı sebze yemeğinin kalorisi bile farklıdır. Çünkü restoranda yemeklere eklenen fazla yağ ve lezzet artırıcı maddeler besinlerin   kalori miktarını arttırmaktadır.

Bu durumda ne yapmalısınız? Öncelikle doymuş yağdan uzak durarak kuruyemiş gibi besinlere yönelip daha uzun süre tok kalabilirsiz. Ara öğünde normal galeta yerine kepekli galeta tercih edebilirsiniz. Sabah kahvaltılarında sütüne mısır gevreği yerine aynı miktarda yulaf koyduğunuzda öğle yemeği için sabırsızlanmadığınızı fark edersiniz. Bu şekilde zaman içerisinde formunuza kavuşmuz olursunuz.

Özellikle masa başında yoğun çalışıyorken daha uzun süre tok tutan besinleri tüketmek sürekli açlık hissetmenizi engelleyecek ve daha verimli çalışmanıza yardımcı olacaktır.  Öğle arasından sonra yediğiniz ince bir dilim pasta belki bir tane tam buğday unundan yapılmış kurabiye ile eşit kaloriye sahip olabilir ancak ince dilim pasta yediğinizde daha hızlı acıktığınzı  hissedeceksiniz.

Özetle düşük kalori içeren fast food besinlerle matematiksel anlamda kilo kaybı sağlasanız bile, bu tip beslenme vücudunuzun ihtiyaç duyduğu besin öğelerini sağlamaz. Yeterli vitamin ve mineral, protein ve lif almanıza engel olur, kronik hastalık riskinizi azaltmaz ve vücudunuzdaki hormon dengesine yararı olmaz. Tükettiğiniz kalorilerin konsantre olmak yerine, yediklerinizin kalitesine dikkat edip, mümkün olduğunca kendi pişirmiş olduğunuz yemekleri tüketmeyi tercih etmeniz sağlığınız açısından  en   doğru davranış olur.