Havalar soğuyor, önümüz kış. İnsanların geçim derdinin kaynaklık ettiği hayat koşturmacası, bu günlerde biraz daha artmış durumda.

Kış demek çarşı pazarın normalden daha pahalı olması, beraberinde ısınma ihtiyacı nedeniyle bütçeden ekstradan çıkan yakacak masrafları anlamına geliyor. Yani zor günler...

İnsanların olduğu gibi her türlü canlının da kışa dönük içgüdüsel endişeleri ve hazırlıkları var. Doğası içinde yaşayan canlılar için bu rutinin gerekleri yerine getirilirken, bin yıllardır insanla birlikte yaşayan evcil hayvanlar insan oğlunun kendilerine sunduğu imkanların dışına ne yazık ki çıkamıyor.

Kontrol edilmediği taktirde büyük kentlerin önemli sorunlarından biri haline gelen sokak hayvanları da, beslenme ve barınma ihtiyacının arttığı kış aylarında ne yazık ki istenmeyen durumlara kaynaklık ediyor.

Daha küçük ve çelimsiz olanları açlıktan veya soğuktan telef olabilirken, daha güçlü ve saldırgan olanlar insanların hayatını tehdit edebiliyor.

Bu girizgahtan sonra, Manisa'da yıllardır süregelen başıboş sokak köpeklerinin havalar soğudukça ciddi bir tehdit haline geleceğini bir kez daha vurgulamakta fayda var.

Burada masum hayvanları suçlamak gibi saçma ifadeler kullanacak değilim. Ama bu masum hayvanların birer tehdit haline gelmesine seyirci kalan yetkililere bir kez daha çağrıda bulunmak gerekiyor.

Sokak hayvanı popülasyonunu kontrol altında tutmak, onların birer tehdit unsuru haline gelmesini önleyip sevimli birer canlı olarak hayatımızı güzelleştirmelerini sağlamak birilerinin görevi olsa gerek.

Bu konuda gerekli kanunların bir kısmı çıkalı yıllar oldu. Mesela nüfusu belirli bir sayısının üzerinde olan her belediyenin hayvan barınağı açması gerekiyor. Yeni çıkan kanunlarla yerel yönetimlere daha büyük mesuliyetler verildi. Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizzat çıkıp  belediyelere 'bu işi çözün' diye talimat verdi.

Sadece Manisa'da değil, ülke genelinde bu işi ciddiye alan belediye yok gibi. Ancak Manisa'daki sokak hayvanı oranının bir çok kente göre çok fazla olduğunu ve bunun olumsuz sonuçlarıyla da sık sık karşılaştığımızı hatırlatmak gerekiyor.

Geçen yıl defalarca köpek saldırısı nedeniyle hastanelik olan çocukların, hatta yetişkinlerin haberlerini yazdık, okuduk. Korkarım ki bu yıl da benzer sorunları yine yaşayacağız.

Köpek saldırısına uğrayan insanlar yine çaresiz kalacak, yine bir ömür o travmayı yaşayacak, yine yaralanıp belki de hayatını kaybedecek, yine bu yaşadıklarının görünürde hiç bir sorumlusu olmayacak...

Böyle olmamalı...