RAMAZAN: Azalınca Fark Etmek
Ramazan her yıl farklı bir mevsimde gelir. Bazen kışın soğuğunda bazen yazın sıcağında…Ama ne zaman gelirse gelsin bize aynı şeyi hatırlatır. İnsan her istediğini yapınca değil vazgeçince de yaşar.
Günümüz koşullarında hayat bizden hep daha fazlasını ister. Daha çok kazanmak, daha çok tüketmek, daha hızlı yaşamak… Ramazan ise tam tersine öğretir. Gün boyu susuz kalınca suyun değeri artar. Akşam olduğunda bir hurma ya da bir çorba büyük bir nimet gelir. Çünkü ihtiyaç ile alışkanlık arasındaki fark belirginleşmiştir. Artık açlık yalnızca mideye değil zihne de etki etmektedir. Yemek önündeyken, su elinin altındayken içmemek, öfke anında kendini sakinleşti bilmek… İnsanın gerçek gücü burada ortaya çıkar. Günlük hayatta küçük öfkelere bile yenilen biri, saatlerce aç ve susuzken sükunetini koruyabiliyorsa aslında sadece bedenini değil karakterini de eğitiyor demektir. Belki de bu yüzden Ramazan’dan sonra insan kendini hafiflemiş hisseder.
İftarın Anlamı:
İftar sofralarının en güzel tarafı yemek değildir ;birlikte beklemektir. Düşünsenize dakikaların uzadığı, sokakların tatlı telaş içinde olduğu, çocukların saati sorduğu, mutfaktan kokularını yükseldiği… o son anlar herkes aynı vakte kilitlenir. Modern dünyada herkes farklı saatlerde yaşarken ramazan akşamları zamana ortaklaştırır. İşte o an, bir an durup etrafımıza bakmak, paylaştığınız bu zamanı hissetmek bizi birbirimize daha çok bağlar. O bekleyişte sadece açtığı değil aynı umutları aynı sabri da paylaşırız. Ramazan bizi aynı sofrada buluşturan o nadir zamanlardan biri…
Yavaşlamayı Öğreten Ay:
Ramazan geceleri diğer gecelere benzemez. Sokaklar kalabalık olsa da bir sükunet vardır. İnsanlar biraz daha sabırlı biraz daha yavaştır. Sanki şehir bile bu atmosfere bürünmüştür. Belki de insanın acelecilik midesi doldukça artıyor. Açlık bedeni yavaşlatıyor beden yavaşlayınca düşünce derinleşiyor. Aslında insan açlığın ne olduğunu bilir. Çocukken okuldan çıkıp eve geldiğimde, uzun bir yolculukta, hastalıkta… deneyimlemiştir defalarca. Sadece gündelik hayatta bunu unutur. İşte ramazan bizim bu hafızımıza tazelememize yardımcı olur.
Ramazan’dan Sonra:
Önemli olan yalnızca o 30 gün değil asıl önemli olan ramazan bittikten sonraki hayattır. Eğer Ramazan bitince yine aceleci, sabırsız, ölçüsüz… oluyorsak demek ki sadece aç kalmışız. Ramazan bir ay sürer ama öğrettikleri bütün bir yıla, hayata yansır. Çünkü insanı doyuran sadece yemek değil; farkındalıktır…