8 Eylül 1922'de düşman işgalinden kurtulan Manisa, bu süreçte binlerce şehit vermiş ve yakılıp yağmalanmıştı. Yaklaşık 3 yıllık işgal süreci sonrasında Ankara'ya gönderilen telgraflarda, Kurtuluş Savaşı'ndaki her zaferde duyulan mutluluk ifade edilmiş, Ankara hükümetine destek sunulmuştu. Tarihi telgraflardaki sevinç ve coşku, Manisa'nın kurtuluşunun 99. yılında hala tazeliğini koruyor. Manisa Manşet Gazetesi'nin ulaştığı tarihi telgraf kayıtları şöyle:
ORDUYA ŞÜKRAN TELGRAFI
21 Ekim 1922 tarihinde Manisa Askerlik Şubesi Reisi ve Mevki Kumandanı Miralay Münib tarafından 'Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine' hitaben gönderilen bir telgrafta, "Manisa’da Allah’ın yardımıyla tesis edilerek açılan Askerlik Şubesi ve dairesi önünde 20 Ekim 1922 Cuma günü Manisa eşraf ve ahalisi bayraklarla toplanıp gelerek tebriklerde bulunmuş ve ahalinin de zat-ı devletlerine ve orduya şükranlarının arzı, belediye reisi tarafından istirham edilmiş olmakla hakipa-yı devletlerine arz ile afiyetlerini temennilerimi yâd eylerim efendim” deniliyor.
AKHİSAR'DA BÜYÜK COŞKU
Akhisar’dan Sakarya Savaşı günlerinde gönderilen bir başka telgrafta, "Yurdumuza hesapsızca saldıran düşmanı durduran ve ona ağır bir ders veren ordumuzun gösterdiği metanet ve cesareti ve kendisini kumanda eden güzide heyetin ortaya koyduğu dahiyane kudretten dolayı kalpleri şükran ve minnet hissiyle dolu bulunan Akhisar halkı, bugün 5 bin kişilik bir toplantı yaparak hudutlarımızın Misak-ı Milli dahilinde çizilmesi ve ona topraklarımızın düşmandan temizlenmesi için yılmak ve bozulmak bilmeyen muazzez ordusuna bütün ruh ve mevcudiyetiyle yardıma karar vermiştir. Arz eyleriz" ifadeleri yer alıyor.
23 NİSAN HEYECANLA KUTLANDI
Akhisar’dan 23 Nisan Bayramını tebrik amacıyla gönderilen bir başka telgrafta ise "Uzun ve meşum bir işgalde milli bayraklarına hasret kalan Akhisarlılar 23 Nisan’ı büyük bir heyecanla kutladı. Bu büyük günü kutluyorken milli hâkimiyetine düşkün necip Türk’ün şerefli bir sulha nail olmasını ulu tanrıdan dileriz. Türk Ocağı Reisi Doktor Şemsettin” deniliyordu. Kırkağaç’tan, Lozan Antlaşması’nın imzalanması üzerine Atatürk'e gönderilen bir telgrafta "Türklerin milli iftiharlarına süslü bir sayfa ilavesiyle görülen şanlı bir sulhün amili ve milletin kurtarıcısı olan zatınızı tebrikle teşekkürlerimi ve minnetlerimi arz eyler, başarılarınızın devamını Cenab-ı Hakk’tan niyaz eylerim efendim. Süvari Yirmi Yedinci Alay Kumandanı Kaymakam Ethem.” ifadeleri yer alıyordu.
LOZAN ANLAŞMASI SEVİNCİ
Akhisar’dan Lozan Antlaşması’nın imzalanması üzerine gönderilen bir başka telgrafta da şu ifadeler bulunuyordu: "Askeri ve siyasi dehanızın güzel semeresi olarak milletin idrak eylediği muzaffer sulhtan doğan sevinç duygularımızı meclis başkanlığınıza tebliğ eder mukaddes vatanımızın ilerlemesi uğrunda mesainizde Yüce Rabb’in yardımlarının daim olmasını niyaz eyleriz. Müdafaa-i Milliyenin İlk Temel Taşını Atan Palamut Nahiyesi Umum Ahalisi Namına Müntehib-i Sani Müdür Mehmet Basri, Keza Belediye Reisi Hasan Hüseyin, Keza Müderris Mustafa.”
3 YILLIK İŞGAL DÖNEMİ
Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra, 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgali Manisa için de büyük bir tehdidi ortaya çıkarmıştı. İşgal sırasında Manisa Merkezde İstihlas-ı Vatan, Cemiyet-i Müderrisin, Demirci’de Müdafaa-i Hukuk-u Osmânî, Gördes’te Hareket-i Milliye Teşkilatı, Kırkağaç’ta İstihlas-ı Vatan, Kula’da Redd-i İlhak, Soma’da Müdafaa-i Hukuk ve Turgutlu’da Müdafaa-i Hukuk-u Osmâni adlı cemiyetler kurularak Yunan işgaline karşı mücadeleler verilmişti. Manisa Müftüsü Âlim Efendi, bölgede millî teşkilatlanma için en fazla mücadele eden isimlerden. Ancak onun çabaları 25 Mayıs 1919’da Manisa’nın işgalini önleyemeyecek ve yaklaşık üç yıl sürecek bir Yunan işgal dönemi başlayacaktı.
DÜŞMAN TÜM MANİSA'YI YAKTI
Manisa’ya İstanbul Hükûmeti tarafından atanan bir süre sonra (Hüsnüyadis) olarak anılmaya başlayan Mutasarrıf Hüsnü’nün Yunanlılarla birlikte çalışması bölge için daha acı sonuçlar doğurmuştu. 30 Ağustos 1922’deki Dumlupınar Meydan Muharebesi’nin zaferle sonuçlanması üzerine Fahreddin Paşa komutasındaki kolordu İzmir’e doğru ilerleyerek Yunan direnişini kırdı. İzmir’e doğru kaçan Yunanlılar ve yerli Rumlar kenti ateşe verdi. Günlerce süren yangında tarihin Manisa’ya kazandırdığı büyük kültürel mirasın önemli bir kısmı yok oldu. Manisa 8 Eylül 1922 tarihinde kurtarıldı. 1923’de Saruhan adıyla vilayet olan şehrin adı, 1927 yılında Manisa olarak değiştirildi.