Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin özellikle kırsal bölgelere yaptığı önemli destekleri takdir ediyor, bunları sık sık gündeme getiriyoruz. 2022 yılı için toplamda 70 milyon TL’lik bir bütçenin tarımsal kalkınma için ayrılmış olması çok önemli...

Diğer yandan, yapılması gereken belediyecilik hizmetlerinde yaşanan bazı aksamalar, hele de sosyal belediyeciliğin olmazsa olmazı sayılan bazı konuları da görmek, bu konularda belediyeyi daha duyarlı olmaya çağırmak gerekiyor...

Dün gazetemizin manşetinde Manisalı vatandaşların, diğer illere kıyasla toplu taşıma hizmetlerinden daha pahalı yararlandığına işaret ettik. Bunun öncelikli sebebinin de toplu taşıma hizmetinin büyük oranda özel halk otobüslerine devrilmesi olduğunu anlattık.

Toplu taşıma, bütün belediyeler için bir yüktür. Çünkü vatandaşı en uygun fiyatla şehir içinde seyahat ettirmek gerekir ve bunun için gelirden çok daha fazla olan giderler belediye bütçesinden karşılanmalıdır.

Dünyanın bazı büyük kentlerinde toplu taşıma neredeyse bedavadır. Belediyeler bu işe önemli paralar harcar ama insanları ucuz olan toplu taşımaya teşvik edip bir çok dolaylı fayda sağlarlar.

Öncelikle özel araçlar daha az kullanıldığı için trafik rahatlar, gürültü azalır, havaya salınan egzoz gazında ciddi düşüşler olur. Türkiye gibi petrolü olmayan ülkelerde daha az akaryakıt kullanıldığı için ithalat azalır.

Bu listeyi uzatmak mümkün...

Türkiye’de de üç büyük şehir başta olmak üzere bir çok kentte toplu ulaşıma hizmeti uygun fiyatlarla veriliyor.  Özellikle abonman sistemi, kent içinde sıkça seyahat etme durumunda olanların toplu ulaşımı daha da uygun kullanmasını sağlıyor.

Akaryakıt fiyatlarının son bir yılda neredeyse 4 kat arttığı Türkiye’de, toplu ulaşımın uygun fiyatlarda tutulması çok önemli. Belediyeler, bütçelerine her gün daha fazla yük binse de sosyal belediyeciliğin en önemli şartlarından biri olan bu hizmeti hakkıyla vermeli.

Manisa Büyükşehir Belediyesi toplu ulaşım hizmetini büyük oranda özel halk otobüslerine havale ettiği  için, istese de fiyatların düşük olmasını sağlayamıyor. Çünkü bu işi yapan şoför esnafının para kazanması lazım ve para kazanmak için de akaryakıt fiyatları arttıkça zam yapmak zorunda.

Bunun sonucu olarak da bir öğrenci Ankara'da 40 kuruşa, İstanbul'da 54 kuruşa otobüse binebilirken Manisa'da 4.5 TL'ye binebiliyor.

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin şu anda halk otobüslerini devreden çıkarıp, toplu taşıma işini belediye bünyesine alması kısa vadede hem mümkün değil hem de doğru olmaz.

Peki ne yapılabilir?

Nasıl ki diğer belediyeler bu hizmetin ucuz verilmesi için bütçeden ciddi kaynaklar ayırıyor, Manisa Büyükşehir Belediyesi de ucuz hizmet karşılığında şoför esnafına daha fazla destek verebilir.

Bildiğimiz kadarıyla 65 yaş üstü ve diğer ücretsiz binişler için hem merkezi bütçeden hem de büyükşehir belediyesi bütçesinden esnafa kaynak aktarılıyor ancak yapılan ödemeler çok düşük. Bu konunun etraflıca değerlendirilmesi, Manisa’da toplu  ulaşım ücretlerinin minimum seviyeye indirilmesi için ilgili tüm kişi ve  kuruluşların gerekli fedakarlığı yapması gerekiyor.