Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 6 milyon dekar civarında tarım arazisi bulunan Manisa'da, 1.5 milyon dekarlık alanın ipotekli olduğunu açıkladı. 89 bin çiftçiye ait olan bu araziler üzerindeki ipotek miktarı 123 milyar TL'yi buluyor.

Köyde 4 bin ağaç imece usulü toplanıyor Köyde 4 bin ağaç imece usulü toplanıyor


CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen’in ipotekli tarımsal araziler ile ilgili soru önergesine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’dan cevap geldi. Bakan Kurum'un açıkladığı verilere göre, ülke genelinde 3 Milyon 110 bin 772 parsel tarım arazisi ipotekli. Bu arazilerin üzerindeki ipotek bedeli ise 3 trilyon TL'nin üzerinde. CHP'li Başevirgen, artan borç ve maliyetler karşısında yüz binlerce çiftçinin toprağını bankalara ipotek ettirmek zorunda kaldığını belirterek, “Durdurulamayan maliyet artışlarının altında ezilen ve borcunu borçla kapatmaya çalışan çiftçilerimiz arazilerini bankalara rehin bırakıyor" diye konuştu.
İPOTEK BEDELİ 3 TRİLYON TL'NİN ÜSTÜNDE
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden alınan TAKBİS verilerine göre; 2022 Ocak ayı itibariyle Türkiye'de bulunan 37 milyon 814 bin 665 adet tarım arazisi parselinin 3 milyon 110 bin 772 adedinin son beş yılda bankalara rehin bırakıldığı görülüyor. Türkiye'nin 24 milyon hektar civarında tarım arazisi varlığı bulunuyor. 4 milyon hektar civarında olan ipotekli tarımsal alan, toplam arazi varlığının yüzde 16,6’sına denk geliyor. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün verilerine göre 2 milyon 113 bin 081 tarımsal arazi sahibinin, 4 milyon hektar civarındaki tarımsal arazisini, 3 trilyonun liranın üzerinde ipotek ettirdiği anlaşılıyor. Bu kadar büyük bir ipotek değerine karşılık kullanılan borç tutarının 1 trilyonun üzerinde olacağı varsayılıyor.
MANİSA'DAKİ ARAZİLERİN YÜZDE 26'SI REHİN
Bakan Kurum'un verdiği bilgiye göre, Manisa'daki ipotekli tarım arazisi miktarı ise toplam arazinin yüzde 26'sına denk düşüyüyor. CHP'li Bekir Başevirgen, Kurum açıkladığı rakamlar üzerinden yaptığı değerlendirmede, "Manisa’da 6 milyon dekar civarında tarım arazisi bulunuyor. Maalesef bunun 1,5 milyon dekarı yani yüzde 26’sı ipotekli. Yalnızca Manisa’da 89 bin 458 tarımsal arazi sahibinin, 1,5 milyon dekarlık tarımsal alanı üzerinde 122 milyar 985 milyon lira ipotek var” ifadelerini kullandı.
ÇİFTÇİ KAZANIYARSA BU KADAR BORÇ NEDİR?
İpotekli arazi konusunda, İstanbul 570 milyar lira, İzmir 326 milyar lira, Kocaeli ise 310 milyar lira ile tarım arazilerine en fazla ipotek konulmuş iller olarak başı çekiyor. Konya ise 4,4 milyon dekar civarında ipotekli tarım arazisi ile maalesef Türkiye birincisi durumunda. CHP’li Bekir Başevirgen, “Tarım Bakanı sürekli çiftçimizin zarar etmediğini ve ürettiği mala ederini verdiklerini söylüyor. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının verileri ortada, neye göre zarar eden çiftçi yok? Çiftçi kazanıyorsa bu kadar borç neyin nesi diye sormak gerekir” şeklinde konuştu.
MALİYET ARTIŞLARI YÜZDE 300
İktidarın yerli çiftçiyi desteklemek yerine ithalata dönük yanlış tarım politikalarının bedelini tüm halkın ödediğini söyleyen Başevirgen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Borcunu borçla kapatmaya çalışan çiftçilerimiz, tarımsal arazilerini bankalara rehin bırakırken iktidar müjde vererek 2022 yılında 25,8 milyar TL olarak planlanan tarımsal destekleme bütçesinin 3,2 milyar TL ek bütçe ile 29 milyar TL'ye çıkarıldığını söylüyor. Tarımda yüzde 300’e varan oranlarda maliyet artışı varken, 2021 yılında 22 milyar lira olan tarımsal destekleme bütçesinin 2022 yılı için yüzde 30 civarında bir artışla 29 milyar liraya çıkarılmış olması maalesef yeterli değildir.
TARIMSAL REVİZYONA İHTİYAÇ VAR
Öncelikle defalarca söylediğimiz gibi bütçe yasaya uygun olmalıdır. Yani Tarım Kanununun 21. maddesinde belirtildiği gibi ‘Tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz’ hükmüne uygun olarak en azından bu desteğin çiftçimize verilmesi gerekmektedir. İktidar artık bu kötü gidişe seyirci kalamaz. Üretimi teşvik edici ve çiftçiyi daha fazla desteklemeye yönelik acil bir tarımsal revizyona ihtiyacımız var. ‘Paramız var ki ithal ediyoruz’ mantığının bir işe yaramadığını hepimiz gördük. Bu gidişe dur denilmezse ne yazık ki tarlasını, arazisini kaybeden çiftçilerimizin hazin dramına şahit olacağız.”