Manisa adına hep güzel şeyler yazmak istiyoruz. Örneğin önceki gün, Türkiye'de en az işsizliğin Manisa'da olduğunu taşıdık manşetimize. Biz yazarken mutlu olduk, okuyucu okurken...

Ama mutlu insanların yaşadığı güzel bir Manisa için kentin sorunlarını da gündeme getirmek gerekiyor. Her şey güllük gülistanlıkmış gibi yazıp çizmek, gazetelerin ve gazetecilerin mesleki sorumluluklarını ihmal ettikleri anlamına gelir.

Daha önce de sıkça dillendirdiğimiz konular olan imar ve konut sorunu, Manisa'nın ekonomik ve sosyal anlamdaki gelişiminin önünde duran en büyük handikap. Bu konuda çok kapsamlı ve kalıcı çözüm projeleri geliştirilmediği sürece, Manisa gerçek potansiyelini ortaya koyamaz.

Dünkü manşetimizde, TOKİ'nin İlk Evim, İlk İş Yerim Projesi kapsamında Manisa'da yapacağı konutların kuralarının Şubat ayı başında çekileceğini duyurduk. En alt gelir grubundaki insanların başvurabildiği konutlara kent merkezinde yaklaşık 35 bin başvuru var. Yapılacak toplam konut sayısı ise 2 bin 165. Yani başvuru yapan yaklaşık her 15 kişiden 1 kişi ev sahibi olacak. Peki geri kalan 14 kişi ne yapacak?

En alt gelir grubu dediğimiz insanların çoğunluğu asgari ücretle geçiniyor, bir kısmının durumu daha da kötü. Devlet imkanlarıyla nispeten uygun şartlarda ev sahibi olamayan bu insanlar kiracı kalmaya devam edecek...

Gelelim Manisa'daki kiracıların sorunlarına. Devlet, yaşanan yüksek enflasyon karşısında kiracılar ezilmesin diye yüzde 25'lik kira artış oranı belirlese de bu kurala neredeyse hiçbir ev sahibi uymuyor. Aslında kiracılar haklarını bilse, ev sahipleri ne bu orandan fazla zam yapabilir ne de kiracıyı evden çıkarabilir. Ne yazık ki çoğu kiracı haklarını bilmiyor, bilen de işin peşine düşmüyor.

Nihayetinde çoğu kiracı astronomik artışlara razı oldu. Razı olmayanlar bir şekilde evlerinden çıkmak zorunda kaldılar ama eski ev sahiplerini de arar oldular! Kulağıma gelen örnekler var; 2 bin liralık kirası 3 bin 500 TL'ye çıktığı için evden çıkan vatandaş, aynı nitelikleki evi 5 bin liraya bulamıyor! Aslında o kiracıya 3 bin 500 TL teklif  eden eski ev sahibi de, ev boşalınca yeni kiracıya 6 bin TL fiyat çekiyor!

Böylesine kontrolsüz ve insafsızca bir süreç işliyor maalesef kira konusunda. Konut fiyatları da benzer şekilde kontrolsüzce artıyor, 'serbest piyasa' denip her ay yüzde 20-30 ekleniyor fiyatlara.

Konut satın almayı geçtik; başını sokacağı iki göz kiralık bir ev arayan asgari ücretli vatandaş, ortalama kira fiyatlarının 10 bin TL'ye dayandığı bir kentte nasıl yaşayacak? Sokakta mı yaşasın bu insanlar?

Manisa'da işsizlik yok denecek kadar az, çok  güzel. Peki çoğunluğu asgari ücretle geçinen çalışanların; kira fiyatlarının asgari ücretin üstüne çıktığı, en kötü daire fiyatının 1 milyon TL'den başladığı bir kentte çalışıyor olmasının bir anlamı kalır mı?