Ege Bölgesi'nin en önemli su kaynaklarından biri olan Marmara Gölü son bir kaç yılda herkesin gözü önünde hızlı bir şekilde kurudu ve 'Marmara Ovası'na dönüştü.
Bir cümleye sığdırılabilen bu durum, aslında Gediz Havzasında yaşayan milyonlarca insan ve bu havzadan beslenen tüm Türkiye için çok vahim bir durum.
Yıllardır devam eden kuraklık ve çevresel faktörler gölün su kaynaklarını kuruturken, birkaç çevre gönüllüsü dışında bu  vehameti kimsenin duymaması, görmemesi ve konuşmaması işin daha acı bir boyutu.
Devlet Su İşleri'nin (DSİ) bir kaç ay önce gölü canlandırmak için ciddi projeler hazırladığı belirtilirken, kısa süre önce göl arazisinin 3'te 2'lik bölümünün (35 bin dekar) tarım yapmak için Türkiye Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne (TİGEM) devredildiği açıklandı. Kalan 3'te 1'lik bir bölüm ise bataklık halde duracak ve hasbelkader bol yağışlar olursa belki yeniden su tutacak!
TİGEM, devredilen göl arazisinin 27 bin dekarlık alanında buğday ekimine başladı. Baharda ise kalan 8 bin dekar alana ayçiçeği ekimi yapılacak.
Kuruyan göl tabanının tarla olarak TİGEM'e devredilmesi, mevcut şartlar içinde ehveni şer bir karar. Çünkü yıllardır ensesi kalın kimilerince gasp edilen on binlerce dekarlık araziler, korsan şekilde ekilip biçiliyor ve buna engel olunamıyordu. Şimdi en azından devlet kurumu ekip biçecek, elde edilen gelir bir şekilde milletin cebine girecek.
Ancak gölün kurtarılması için gerekli tüm adımlar atıldı da başarılı olunamadı mı, ya da bir proje başlatıldı da sonuçlandırılamadı mı; bu konuda etkili  ve yetkili bir açıklama olmadı. Neden açıklama olmadı? Çünkü başta halkın gözü, kulağı olan yerel basın ve yerel siyasetçiler kuruyan Marmara Gölü'nü ve gölün nasıl yeniden canlandırılacağını yeterince dillendirmedi!
Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı. Her yerden kutlamalar yağıyor gazetecilere. En başta da siyasetçilerden! Oysa ki Marmara Gölü gibi bir çok sorun, başta gazetecilerin ve siyasetçilerin görevlerini yeterince yapmamaları nedeniyle büyüdükçe büyüdü ve çözülemez hal aldı.
Bugün Marmara Gölü, Marmara Ovası'na dönüştü.
Yarın belki Gediz Ovası, Gediz Çölü'ne dönüşecek!