Normal şartlarda Nisan ayının bu son günlerinde Manisa’da Mesir Macunu Festivali telaşı yaşanırdı. Hele ki UNESCO’nun 2012 yılında festivali İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne almasından sonra, bu tarihi geleneği tüm dünyaya yaymak için çok anlamlı ve tatlı bir telaştı bu…

Ne yazık ki UNESCO’nun bu tarihi adımının 10. Yıldönümünde festivalin 482.’si yapılamadı. Geçen yıl da, önceki yıl da yapılamamıştı… Her şeyin başı sağlık olduğuna göre ve küresel bir salgın varsa, yapılacak en doğru şey tabi ki kalabalık organizasyonların iptal edilmesi… Nitekim, pandemi nedeniyle geçtiğimiz yıl ve önceki yıl dünyanın en önemli organizasyonları bile yapılamadı…

Ancak Manisa Mesir Macunu Festivali’nin bu yıl da yapılamaması, bazı dedikodulara neden oldu. Her ne kadar yetkililer bu yıl da pandemi nedeniyle organizasyonun yapılamadığını söylese de, muhalefet temsilcilerinin kaynaklık ettiği dedikodulara göre asıl neden ekonomikti…

Önce İYİ Parti İl Başkanı Hasan Eryılmaz bu iddiayı gündeme getirdi. CHP İl Başkanı Semih Balaban bunu bir adım daha ileri götürüp, küçük bir mesir atım töreni yaptı ve “Paranız yoksa söyleseydiniz, Manisa halkı destek olurdu” dedi. Büyükşehir Belediyesi’ni de festivale destek olmamakla suçladı…

Bu yıl pandeminin artık gündemimizden yavaş yavaş çıktığı bir gerçek. Toplu iftar programları en kalabalık haliyle yapılıyor. Bu noktada ‘asıl neden pandemi değil ekonomik’ iddiası önem kazanabilir ama Mesir Macunu Festivali’nin sıradan bir ‘kalabalık’ olmadığını hatırlatmakta fayda var. Hele de macun atımı sırasında…

Her ne kadar bir çok toplu etkinlik yapılabilse de, ben sadece kalabalıklara değil izdihamlara sahne olan festivalin bu yıl da yapılmamasının isabetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü emin olun, her yıl yaşanan mesir kapma izdihamı görüntüleri de birileri tarafından ciddi şekilde ve haklı olarak eleştirilirdi…

İnşallah seneye pandemi tamamen gündemimizden çıkar, yeniden coşku dolu bir festival yaşarız…