Tarihsel süreci Yirmi altı bin yıl öncesinden başlayan medeniyetler şehri Manisa’nın tarihi birikimi ve çeşitliliği şehrin gerçek kimliğini oluşturmaktadır.

          Mitoloji ve efsanelerini krallıklar, beylikler ve imparatorlukların önemli yerleşim merkezi özelliğiyle zamanın tanığı olmuş, kurtuluş ve Cumhuriyet’in şehre dokunuşunu günümüze miras bırakılan tarihi yapı ve kültürlerle yaşıyoruz.

          Antik çağ yerleşkelerinden Sardes(Salihli) ile başlayarak philedelphia(Alaşehir), Thyateria(Akhisar), Aigai(Yunusemre) Ören yerleri, Magnesia kalesi kalıntıları, Saruhanoğulları beyliğinden miras Ulu Camii, medresesi ve Mevlevihane, Osmanlı İmparatorluğu eserlerinden Camii, medrese, han, hamam, imaret, çeşme, köprü ve kütüphane gibi vakıf eserleri arasında adeta zaman yolculuğu yapıyoruz.

        Şehirlerin de insanlar gibi hafızası vardır. Onu diri tutar, hayat kazandırır, onun geçmişle bağını kurar, geleceğe hazırlar. Hafızası olmayan insanın yaşaması ne kadar mümkünse hafızası olmayan şehirlerin de yaşaması ancak o kadar mümkündür.

         Şehirlerin hafıza mekanları da müzeler ve kütüphanelerdir. Çoğu duyarlı ve bu konuda doğru karar verebilen insanlar, müzeleri, farklılıklar içerisinde bir arada yaşamayı öğrenmeyi, barış ve insanlığın gelişimi için bir gereksinim olarak düşünmektedir. Müzeler şehirlerin kültürel kimliğinin oluşturulması için önemli kültür yapılardır.

         Manisa’nın kimliğini oluşturan binlerce yıllık tarihi ve eserlerle şehrin hafızası müzeler ile yeni bir ünvan kazanmasına sessizce tanık oluyoruz.

         Manisa Arkeoloji Müzesi, Manisa’nın ilk tescilli müzesi Türkiye’nin ilk 10 tıp müzesinden biri olan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Şifahanesi tıp tarihi ve deontoloji müzesi, Manisa Mevlevihanesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anısına hazırlanan Şehitler Anıtı ve Atatürk Sergi Salonu, Diaromik Mesir Müzesi, Osmanlı Müzesi, Turgutlu Kent Müzesi, Akhisar Müzesi, Salihli Kent Müzesi’nin şehre kattığı değer ve turizm potansiyelinin farkındalığıyla yeni hafıza mekanlarının oluşumunu heyecanla karşılıyoruz.

        1937 yılından beri Muradiye Camii Külliyesi’nde varlığını sürdüren Manisa Arkeoloji Müzesi yeni alanında modern sergileme ve yaşayan müze etkisiyle her yaştan ziyaretçiye Manisa tarihini tanıtmak için hazırlanıyor. Manisa Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün  Şehir Müzesi çalışmaları ile Uzun yıllar Vali konağı olarak hizmet veren, Restorasyon sürecinin titizliğiyle şehre kazandırılacak Manisa Şehir Müzesi’nin özellikle Manisa yangını, şehrin imarı, eğitim ve kültür bölümlerinin bulunacağı hafıza mekanı yakın zamanda Manisa Kültür mekanları arasında yerini alacak.

        Osmanlı döneminde Saray-ı Amire olarak adlandırılan ve Topkapı Sarayı’ndan sonra Osmanlı’nın Anadolu’da yaptırdığı en büyük saray olarak bilinen Manisa Sarayı’nın günümüze ulaşabilen tek yapısı Fatih Kulesi’nde de restorasyon çalışmalarına şahit oluyoruz. Şehrin tarihi ve turizmi açısından bu önemli çalışmanın akabinde tematik müze düşüncesiyle Hilali Ahmer(Türk Kızılayı) ve Saray-ı Amire’yi tanıtacak müzenin kazandırılması mutluluk verici.

     Yakın zamanda Manisa Büyükşehir Belediyesi, çalışmalarından Milli Mücadele Müzesi projesini kamuoyu ile paylaştı. Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Manisa’ya kazandırılacak müzede Kurtuluş savaşı dönemini kapsayan 1919 ve 1922 yılları arasındaki olayların belgeleri yer alacak. Modern mimari yapısıyla da şehre görsel etki katacak müzenin, kültürel turizm yönünden şehre dinamizm getireceğine inanıyorum.

Kültür Turizminin Şehrin imaj ve markalaşmasına katkısı, ekonomi ve sosyal gelişime etkisi düşünüldüğünde yapılan çalışmalar neticesinde kadim şehir Manisa “Müzeler Şehri” ünvanına da layık olacaktır.