“Sanat hayatta uygulanan öyle bir mekanizmadır ki onsuz toplumlar dengelerini kaybederler”. Çağımızın şartlarına uyum sağlayan, gelişen, geliştiren ve yorumlayan insanlardan oluşan toplumlar yetiştirilmesinde eğitim önemli yer tutmaktadır. Sanat eğitimi, insan kişiliğine farklı bir yön açması açısından, bir ülkede eğitim sisteminde önem taşımaktadır. Sanat insanın yalnızca aklına değil yüreğine de seslendiği için her alanda uygulanmakta ve çocukların gelişim aşamalarına uygun olarak verilmesi, özellikle örgün eğitim sisteminde, önemli yer tutar.

       Eğitimin, birey ve toplum üzerindeki etkileri düşünülecek olursak toplumumuzu çağdaşlık seviyesinin üstüne taşıyacağı anlaşılan bir gerçektir. Sanat eğitimi, toplumun ihtiyaç duyduğu pragmatist üretken bireyler yetiştirilmesinde önemli yer tutmaktadır. Sanat eğitiminin amacı düşünüldüğünde, toplumumuzun sahip olduğu kültürel zenginlik, sanat eğitimi ile korunarak gelecek kuşaklara bireyler aracılığıyla sahip olduğumuz değerler olarak aktarılmasını sağlamaktadır. “Hangi mesleğe yönelirse yönelsin, amacına uygun sanat eğitimi ile yetişmiş, estetik beğenisi gelişmiş bireylerin kendilerine ve toplumlarına katkıları daha fazla olacaktır”

      Sanat eğitimi, bireyin yaratıcı güç ve potansiyellerini eğitmek, estetik düşünce ve bilinci örgütlemek için gereklidir. Sanat, bireyin sosyal ilişkilerini ayarlamasını, işbirliği ve yardımlaşmayı, doğruyu seçme ve ifade edebilmeyi, bir işe başlayıp bitirme sevinci tatmayı, üretken olmayı sağladığı için gereklidir. Sanat eğitimi, gözlem yapma, orijinalite, buluş ve kişisel yaklaşımları destekler. Pratik düşünceyi geliştirir. Bireyin el becerisini geliştirir ve sentez yapmasına yardımcı olur.

        Sanat eğitimi ile yaratıcılık iç içe olduğu bir gerçektir. Sanat eğitimi ile bireyin yeteneklerinin işletilip yaratıcı kendine güvenli, üretken, estetik duygular geliştirilmiş kişi olmaları sağlanırken, uygar bir toplum yaratma düş’ünün de sanat eğitimi ile gerçekleştirileceği düşünülmelidir.

          Her birey fizyolojik ihtiyaçları kadar sanat eğitimine de ihtiyaç duyduğu bir gerçektir. Yaşamsal gereksinmelerin yanında, sanat eğitimi de bu açıdan kaliteli bir yaşam için gereklidir. Görsel sanatlar eğitimine gerekli önemin verilmesiyle istenilen seviyenin de çok ötesine gidilecektir. Çağdaş toplum ve kültürel zenginliği korunmuş ülke için sanat eğitiminin önemi ortaya çıkmaktadır.

       Toplumların geleceği ile ilgili, sanatın üretici bir etkinlik alanı olarak algılanması, o toplumda çok ciddi dönütler kazandıran bir bilinç içeriğinin oluştuğunu gösterir. Böylece, bireyin kişisel gelişimi ile sağlanan ivme, üst bir kültür oluşturma çabalarının en gerçek yöntemlerinden biri haline gelmektedir. Nitekim toplumsal koşullar içerisinde gerçekleşen her ileriye doğru atılım, kendi karşılığını bularak, yeni bir kültürün o toplumda yer bulmasına olanak sağlamış olacaktır.

          Eğitime, bilgiye, sanata ve bilime verilen önem ve değer, bir toplumun aynı zamanda geleceğine ilişkin öngörülerin daha sağlıklı bir şekilde yapılabileceğini imlemektedir. Bundan dolayı, “ulusal eğitimin” belli bir yöntem ve ilke ile yapılandırılamaması durumunda, o toplumun kültürel gelişmişliğinden ekonomik düzeyine değin, en temel problemlerinin nedeni olarak görülmelidir. Bu durumun aşılabilmesi ise o toplumun önündeki ön yargıları ve engelleri kaldırabilecek, tek ve gerçek çözüm yolu olarak karşımıza çıkmaktadır. Sonuç olarak; bir ülkenin, genel eğitim sistemi içerisinde sanat eğitimine gerekli önemi vermesi, o toplumun hemen her alanda gelişmesinin de ön koşuludur.