Önümüzdeki Çarşamba gününü Perşembe gününe bağlayan gece, içine vahyin indiği ömre bedel bir geceye yani Kadir Gecesine kavuşacağız. Rabbimiz "Değer Gecesi"ni vesile kılarak Kuran'ın kadrini bilenlerden, gece semaya ineni, bir ömür gönül semalarına indirenlerden kılsın.

Kur’an ayetlerine baktığımızda Allah (c.c.)’ın insana çok değer verdiğini ve onu mükemmel bir şekilde yarattığını görmekteyiz. Bu mükemmel varlığın zayi olmasını istemeyen Rabbimiz Kur’an’ı insanlığa kurtarıcı bir rehber olarak göndermiştir. İnanan insanların bu rehbere kulak vermelerini istemiştir.

Bunun için Kur’an’ın nüzülünün canlı tutulması gerekmektedir. Bu vesile ile Yüce Allah nüzülünün her sene-i devriyesinde, indiriliş günü olan Kadir gecesinin ibadet ve iyiliklerle ihya edilmesini, hatırlanmasını istiyor.

Esasen zamanların ve mekânların bizatihi değeri yoktur. Allah (c.c.) ona kıymet verdiği için kıymetlidir. Bazı gün ve geceler değerini kendisinde gerçekleşen olaylardan alırlar. Kadir gecesini Kadir gecesi yapan Kur’an’dır.

O’nun indirilmeye başlandığı gece, adeta insanlığın gidişatının ve geleceğinin belirlendiği bir takdir gecesi olmuştur. Çünkü Kur’an, inzalinin başladığı ilk andan itibaren insan hayatının her sahasını düzenlemeye koyulmuştur.

Kadir gecesi İslam’ın yeryüzüne doğduğu gecedir. Buradan hareketle bir Müslümanın hayatında dönüm noktası olmalı, sıradan bir gece olmamalı ve alışılagelmiş şekli ibadetlerle geçiştirilmemelidir. Burada önemli olan geceyi ihya etmek; sadece bu gece sabaha kadar ibadet etmek demek değil, ömrün kalan kısmının bu geceye uygun olarak ayarlanmasıdır.

Kadir gecesi aslında ömrü uzatmak için bir fırsattır. Kim ki geceyi ve ömrü değerlendirirse her kadirde 83 yıllık bir hayat yaşamış olacaktır.

Kur’an-ı Kerim’de Kadir Suresi hem Kadir gecesinin hem de Kur’an’ın kıymetini ifade eder. Sûre Kadir gecesini anlattığından dolayı bu adı almıştır. Sûrede, meleklerin Hz. Cebrail (a.s.) ile beraber Allah (c.c.)’ın selamını geceyi ihya edenlere getirdiğinden bahsedilerek bu selamın sabaha kadar devam ettiği ifade edilir.

Surenin nüzul sebebi olarak tefsirlerde şöyle bir olay anlatılır:

Hz. Peygamber (s.a.s.) Geçmiş ümmetlerden Şem’ün adında bir kahraman mücahidin bin ay, yani seksenüç sene zırhını çıkarmadan Allah için mücâhedeye devam ettiğini sahabîlerine anlatmış, bunun üzerine sahabîler kendi ömürlerine kıyaslayarak amellerini hafif görmüşler ve hiçbir zaman onun mertebesine ulaşamayacaklarını düşünerek mahzun olmuşlardır. Bunun üzerine “Kadir Sûresi” nazil olmuştur.

Yine anlatıldığına göre Hz. Peygamber (s.a.s.)’e bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi ümmetinin ömrünü kısa görünce, ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü. Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları endişesi içinde üzüldü. Bunun üzerine Kadir Suresi nazil oldu.

Mekkî veya Medenî oluşu hususunda ihtilâf bulunan Kadir sûresi, Kur'an-ı Kerim'in doksan yedinci sûresidir. Beş ayet, otuz kelime ve yüz yirmi harften oluşur. Nüzul sırası yirmi beş olup fasılası “ra” harfidir.

Sûrenin konusu Kur’an vahyinin kadir ve kıymetidir. Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen ve hakkında müstakil bir süre olan tek gece Kadir gecesidir.

Müslümanların hayatlarında da bu denli yüksek bir yeri ve değeri olan Kadir gecesinin zamanı değilse de kıymeti bu sûre ile bizlere tanıtılmıştır.

Söylenmek istenen Ey bu vahyin muhatabı! Kur’an indiği geceyi bir ömre bedel kıldı. Cahiliyenin karanlık gecesini ışığını Allah’tan alan Kur’an dolunayı aydınlattı. Senin de karanlık gönlüne artık doğma vakti gelmedi mi? Çünkü sen geceden daha kıymetlisin.

O halde Kadir Suresinin mealini vererek yazımıza son verelim.

"Şüphesiz, biz onu Kadir gecesi indirdik. Kadir gecesi nedir, bilir misin sen? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Meleklerle Ruh o gece Rabblerinin izniyle her iş için iner de iner. Tam bir esenliktir o gece, tâ tan yeri ağarıncaya kadar." Kadîr sûresi (97), 1-5