Umut edildiği gibi korona virüsün son günleri ile mücadele  ederken  bir yandan da 11 ayın sultanı, rahmet ayı olan Ramazan-ı Şerif ayı bir kere daha nasip oldu. Hepimiz daha önce karşılaşmadığımız farklı ve bir o kadar da zorlu günlerden geçtik ve geçmeye devam etmekteyiz. Bu salgın nedeniyle bağışıklığımızın  zayıflamasından  korktuğumuz için çoğunuz  oruç tutmakta kararsız kalmış olabiliriz. Ancak bu dönemde her ne kadar açlık süresi uzun olsa da eğer hasta değilseniz ve bu salgından etkilenmemişseniz   bağışıklık sistemini  güçlü tutarak oruç ibadetinizi yerine getirebilirsiniz.

Oruç tutmak bağışıklığı güçlendirmez ancak, son yapılan araştırmalara göre binlerce yıldır farklı dinler arasında uygulanan oruç tutma, yaşlanmayı hızlandıran oksidatif stresi ve inflemasyonu azaltmaya yardımcı olduğu, enerji metabolizmasını düzenlediği ve vücuda kendini tamir etmesi için vücuda zaman tanıdığını göstermiştir. Yani oruç tutmak   yaşlanma sürecini  yavaşlatmaya ve hastalıkları önlemeye yardımcıdır.

Ramazan ayının uzun günlere gelmesi doğal olarak vücudumuzdaki su kaybını da arttırıyor. Suyun vücudumuz için yaşamsal   fonksiyolarındaki önemini her fırsatta vurguluyoruz. Yeterli miktarda sıvı tüketmemek vücudumuzu viral enfeksiyonlara karşı zayıf hale getiriyor. Bu nedenle oruç tutarken iftar ve sahur arasındaki zamanı iyi değerlendirip sıvı tüketmemiz özelliklede bu hakkımızı su olarak kullanmamız çok faydalı olur. Bunun yanı sıra bağışıklık sistemini güçlendirmek için protein ağırlıklı beslenmek önemlidir. Oruç nedeniyle uzun süre aç kalmaya bağlı kan şekeri düşüklüğü yaşanır, bu durumlarda karbonhidratlı ve yağlı besin yeme isteğimiz artabilir. Yeterli sıvı tüketebilirsek bu isteğin önüne geçebiliriz. İftarda sebze ve proteinli besinler ve sonrasında araya yerleştirdiğimiz bir öğünle meyve, yoğurt veya çiğ kuruyemişler (fındık, badem, ceviz vs.) gibi besinlerle beslenmek bağışıklık sistemimizi olumlu yönde etkiler. Ancak ne yersek yiyelim porsiyonlar her zaman ölçülü olmalıdır. Biliyorum tatlısız iftar olmaz diyeceksiniz. İllaki yemek istiyorsanız haftanın 1-2 günüyle sınırlayıp şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli olanları tercih edebilirsiniz.

Bu ayda bir başka önemli konu da sahur zamanıdır. Birçok kişi sahurda kalkıp sadece su içip yatmayı tercih edebiliyor. Bu  davranışın  doğru olduğu söylenemez çünkü  gün içerisindeki açlık durumunun daha da uzamasına neden olur. Dolayısıyla metabolizma biraz daha  yavaşlar, kan glukoz (şeker) seviyelerinde ve tansiyon parametrelerinde düşüşler görülür. Yeteri kadar besin alınmadığı için vitamin ve mineral eksikliği oluşması sonucunda bağışıklık sistemi gücünü kaybeder. Böyle bir duruma düşmemek için sahura kalkıp protein ihtiyacımızı yumurta, peynir, süt veya yoğurt gibi besinlerden alın. Renkli sebzelerden  havuç, yeşil biber,mor lahana, diğer yeşillikler ve hatta  meyveler;portakal yada portakal suyuna (özellikle c vitamini bu salgın döneminde önemli) sahur sofralarınızda yer verin.

Vitaminler, mineraller ve antioksidanlarla zenginleştirilmiş bir beslenme şekli ile oruç tutarak  bağışıklık sisteminizi güçlendirmiş Ramazan ayınızı sağlıkla geçirmiş olacaksınız…