Devletin,Milletin tüm mal varlığı merkez bankasındaki rezervleridir. Tedavülde gezen TL cinsinden para, devletin merkez bankasında bulunan dolar,altın rezervi varlığını temsil eden Bank Not’larıdır.  Yani Türk lirasının tek vasfı merkez bankasındaki varlığın yansıması olmasıdır. Bu nedenle TL basıp piyasaya sürmenin bir anlamı yoktur. Merkezdeki varlık artırılmadan para basıldığı taktirde milli paranın değeri düşer. Çünkü esas değer olan TL değil, Merkez bankasındaki rezervdir.

Buradaki esas mesele devletin merkezdeki varlığını artırmasıdır.

Bir devlet nasıl para kazanır?

Bunun 2 genel bilinen yöntemi vardır;

1- Devletçi politikalar ile tüm yeraltı ve üretim kaynaklarını elinde bulundurarak çalışır. Özel şirketlerin yaptığını devlet kendisi yapar ve parayı doğrudan kendisi kazanır.

2- Yeraltı Kaynakları yeterli olmayan ve tam devletçi politika gütmeyen devletler ise vergi ile geçinirler. Bu sistem bizim ülkemizin de sistemidir.

Vergi nasıl toplanır?

Üretim mekanizmaları genişletilerek maddi karşılığı düşük olan hammaddeyi yarı mamül,tam mamüle dönüştürerek oluşan kârdan komisyon yani vergi alınmasıdır.

Yani bir devlet özel sektörüne ne kadar üretim yapması için alan açarsa o kadar yüksek vergi toplar ve merkez bankasındaki varlığını artırır.

Devletin stratejik varlıklarının satılıp merkez bankasına sermaye yapılması ise, Oturduğun daireyi satıp kiraya çıkmak ve dairenin parasıyla da kısa vadede refah içerisinde yaşamak gibidir.

3. Bilinen yöntem ise başka ülkeleri sömürmek ama tarih boyunca günümüz büyük devletleri bunu yaparken biz bunu tarih boyunca yapmadık ve yapmayız..

Biz var etmek için varız onlar gaspetmek için...