Türkiye’de enflasyonun yanı sıra akaryakıt fiyatları da bir türlü gündemden düşmüyor.

Yüzde 80’lere dayanan enflasyon için alım gücünü arttıracak hamleler art arda geliyor.

Ara zamla birlikte maaşlara iyileştirmenin etkisi görüldü.

Fakat hayat pahalılığının önüne henüz geçilmiş değil.

Tabi bu gelişmelerin yanı sıra vatandaşların bir gözü de akaryakıt fiyatlarında.

Bir aralar 30 lira çıkan akaryakıt fiyatları 25 liranın altını gördü.

Bu gelişmeler sevindirici ve umut verici gibi gözükse de dünyadaki kriz devam ediyor ve hemen düşecekmiş gibi gözükmüyor.

1 ve ya 2 lira indirim tabi ki de piyasayı olumlu etkiliyor fakat istenilen düzeyde değil.

Çifçiler, otobüs şoförleri ve ticaret zinciri içerisinde bulunanlar ilk önce akaryakıt hesabı yapıyor.

Bu da ürünlerdeki pahalılığı gözler önüne seriyor.

Bir önceki yazılarımda da buna değinmiştim.

Akaryakıt fiyatı arttıkça enflasyon düşmez demiştim.

Hepsi bir zincir…

Akaryakıttaki  eski seviyelere kadar olmasa da fiyatların eski seviyelere yakınlaşması demek hayat pahalılığını azaltacak önemli bir adım olarak gözüküyor.

Brent petrol fiyatlarındaki düşüş akaryakıt fiyatlarında düşüşe neden olsa da Türk Lirasındaki değer kaybı ve vergilendirme etkisi var.

Tük lirası değer kaybettikçe bu sorun daha da büyüyor.

Akaryakıt fiyatlarının neden düşmediği apaçık ortada.

Peki ne yapılması lazım?

Vergilendirmeden geçici olarak vazgeçilmesi atılacak büyük bir adım.

Bu zor süreçte alınmayacak olan KDV ve Türk lirasının değerini yükseltecek hedeflerle bu sorunun önüne geçilecektir.

Akaryakıtlarda eski seviyelere yaklaşılması demek alım gücünün de artması demek. Kalın sağlıcakla.