Eskiden mevsimler değiştikçe sofralardaki yemek çeşidi de değişirdi. Teknoloji ve bilimin gelişmesiyle değişen üretim koşulları bu sınırları da ortadan kaldırdı. Günümüzde her mevsimde her çeşit besini bulmak mümkün hale geldi. Ancak  elbette  her zaman  mevsimine uygun besinlerin tüketilmesinin vücut için en yararlı  seçim olacağını her fırsatta vurguluyoruz.

Mevsimlerden kışa yaklaşırken tamda bu mevsimin sebzelerinden biri olan pırasa kaçırılmaması gereken bir besin… Soğangiller  familyasından olan pırasayı bazıları pişirerek bazıları ise çiğ tüketimini tercih edebilir. Genel olarak tadı soğana benzetilen bu sebzeye şifa kaynağı diyebiliriz. Flanoidlerden olan kaempherol  ihtiva etmesi nedeniyle  kalp ve damar sağlığını koruyan muhteşem bir lif kaynağıdır. Lif içeriğinin yanı sıra demir ve magnezyum  zenginliği açısından kilo kaybı hedeflenen beslenme programları için de çok iyi bir alternatiftir.

İyi  potasyum  içeriği  sayesinde damarları gevşetme yoluyla hipertansiyon riskini de azaltan pırasa, içeriğinde  K  vitamini  bulunmasıyla kan dolaşımını da düzenliyor  ve kemik gelişimini destekliyor. Pırasa  aynı  zamanda   B6 vitamini  içeriği nedeniyle  antienflamatuar  (kronik iltihaplanma önleyen) besinler arasında yer alıyor.

Şifa kaynağı sebzenin vücudumuza sağladığı yararları saymakla bitmiyor… Görme yetisine, büyümeye, sağlıklı üreme  ve  embriyo gelişimine, kan yapımına büyük katkıları ise A vitamini sayesinde  olurken, vücudumuzun bağışıklık sistemine verdiği  gücü de unutmamak gerekiyor. Bağırsakları  düzenlemenin  yanında  diüretik (idrar söktürücü) etkisiyle iyi bir detoks destekçisi olarak işlev görüyor. Toksinlerden temizlenen  bir vücutta dolayısıyla ciltte belirgin bir sağlık belirtisi olan ışıltı kendini gösteriyor. Şimdi gelin bu besine  pırasa işte deyip geçin.