Kış mevsiminden çıkarken tam da bahar aylarına denk gelen Ramazan-ı şerif ayı kış mevsiminin ağırlığını atıp zindelik kazanabilmek için güzel bir fırsat olabilir. Ancak normal şartlarda 4-5 öğün beslenirken Ramazan ayında 2 öğüne düşen beslenmemizde uzun süreli açlığın ardından birbirinden lezzetli yemekler ve tatlıların yer aldığı iftar sofralarında kilo almak kaçınılmaz olabiliyor. Bu zaman diliminde de  dengeli beslenerek hem ağırlığınızı hem de  sağlığınızı  koruyarak rahat bir oruç ayı geçirebilirsiniz.

Geceleri sahura kalmamak, Ramazan ayında kilo aldıran nedenler arasında yer alıyor. Uzun süreli açlıklar metabolizmamızı yavaşlatacağı için bu süreçte sahur öğünün mutlaka yapılması ve bu öğünde doğru besin seçimi kilo kontrolünde kolaylık sağlayacaktır. Burada önemli bir konuya da değinmek isterim ki; oruç tutmak bir zayıflama yöntemi değil, dini bir vecibedir. Kilo problemi olan bazı bireyler Ramazan ayını zayıflamak için fırsat bilip yalnızca iftarda bir şeyler yiyerek sonuç almaya çalışıyor. Oysa, böyle bir beslenme şekli sonrası kilo vermek yerine kilo bile alınabilir. Oruç esnasında  uzun süre aç kalmak iştahınızı kabartıp  doyma eşiğini artıracağı için  normalden çok daha fazla miktarda ve  daha hızlı yemek yiyebilirsiniz.  Ramazan ayında kilo almanın sebepleri arasında, metabolizma hızının yavaşlaması, iftar ve sahur vakitlerinin günün daha az hareket edilen zamanlarına denk gelmesi ve kan şekeri düşüşüne bağlı olarak kişilerde tatlılara karşı isteğin artması geliyor. İftar sofralarında hamur işleri ve tatlılar normal zamanlara göre daha çok tüketiliyor; özellikle tatlılar, hamur işleri, şarküteri ürünleri gibi karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek besinlerin tüketiminde artış olup, kuru baklagiller, sebze, meyve ve su tüketimi azalıyor. Halbuki bu dönemde günlük olarak alınması gereken protein, vitamin ve mineral oranları değişmiyor. Bu durumun farkında olarak iftar sofralarına bilinçli oturursanız kontrol sizin elinizde olur.

Özetle Ramazan ayında belli noktalara dikkat ederek kilo almadan ve sağlıklı kalmak mümkün, bunun için;

Kilo almamak için sahura mutlaka kalkın; kahvaltılık türünde, çok ağır olmayan tok tutucu (yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek, süt/yoğurt, meyve, yağlı tohumlar, çorba, az yağ ile hazırlanmış zeytin  yağlılar) besinler tüketirken peynir ve zeytinin tuzlu olmamasına dikkat ederek, sucuk, salam gibi besinlerden ise mümkün olduğunca uzak durun. Sahurda yeteri kadar su içtiğinize de emin olun. Yemek yedikten en az 40 dakika bekleyin daha sonra yatın.

Orucunuzu, su, hurma yada zeytin gibi besinlerle açıp bir kase çorbamızı içtikten sonra 20-30 dk. kadar küçük bir ara verdikten sonra ana yemeğinizi, salatanızı yemek hem tokluk hissi sağlayacak hem de boş olan midenize birden gereğinden fazla besin yüklemenizin önüne geçer. Yemekten yaklaşık 1 sat sonra meyve, kuruyemiş ya da meyveli yoğurt ile yapılacak küçük bir ara öğün vitamin, mineral açısından besin açığımızı kapatmaya yardımcı olur.

İftardan sonra da belirli aralıklarla su içmemize dikkat ederek gün içinde en az 2-2,5 lt. su ve bunun yanında sıvı alımımızı destekleyerek vücut sıvı dengemizi koruyabilmek için hoşaf, komposto, ayran, çorba ve taze sıkılmış meyve suları içebilirsiniz.

Ramazan-ı Şerif ayınızı huzur, sağlık ve zindelik içinde geçirmeniz dileklerimle…