Manisa, Türkiye'nin en önemli sanayi merkezlerinden biri. Dünyaca ünlü sanayi kuruluşlarımız, her yıl ülkemize kazandırdıkları 5 milyar doların üzerinde ihracatımız var.

Önceki gün yapılan Manisa Ticaret ve  Sanayi Odası'nın (Manisa TSO) Temmuz ayı Meclis Toplantısı'nda ilk kez sanayicilerin bu  kadar endişeli olduğunu gördük. Hem Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz'ın, hem Meclis Başkanı Ümit Türek'in açıklamaları sanayicinin ciddi bir çıkmaz içinde olduğunu gösteriyor.

Şu sözler Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz'a ait: "Enflasyondaki yükseliş, iş insanı olarak maliyetlerimizi doğru tespit ederek doğru fiyatlama yapmamızı her geçen gün zorlaştırmaktadır. Aynı şekilde enflasyon gelir ve giderlerimizi, bilançolarımızı doğru okumamızı giderek zorlaştırıyor. Doğru okuyamadığımız bilançolar üzerinden aldığımız kararların doğruluk oranları da tartışılır."

Normalde çok iyimser bir sanayicidir sayın Yılmaz. En zor dönemlerde bile gelişmelere bardağın dolu tarafından bakmayı bilir. Zaten uzun süredir de ekonomideki tüm olumsuz gelişmelere rağmen bu girdaptan çıkılabileceği umudunu taşıyordu. Gelinen noktada, sanayicinin işinin gerçekten zor olduğunu en naif ifadelerle anlatıyor.

Meclis Başkanı Ümit Türek'in de benzer açıklamaları var: "Enflasyonun yüksek olması ekonomik zincirin her bir bölümünü olumsuz etkiliyor. Bugün sattığımız malı yerine koymakta zorlanıyoruz. Önümüzü görebileceğimiz bir yol haritası ile ekonominin ön görülebilir hale gelmesi lazım.”

Evet, sanayicinin önünü görebilmesi lazım. Yatırım için, üretim ve istihdam için, ihracatın artması için bunlar şart. Ne yazık ki ekonomide öngörülebilir bir tablo yok. Bu konuda bir sağlıklı yol haritası da hazırlanabilmiş değil.

Çiftçisinden sanayicisine kadar her kesim 'yarını görememe, hatta öngörememe' sorunu yaşıyor. Bu  durum üretim için en büyük sorun. Kimse yarın nelerle karşılacağını kestiremeden birşeyler planlayamaz ve üretemez.

Ne yazık ki uluslararası boyutu olan ciddi bir ekonomik kriz sürecindeyiz. Bu süreçten ne zaman çıkarız, nasıl çıkarız bilemiyoruz..

Makro ekonomik dengelerin iyi gözetilmesi ve  doğru hesaplanmasıyla en az hasarla bu gidişatı sona erdirmenin planları yapılmalı. Bu ülke için üreten herkes, yetkili kişi ve kurumlardan daha doğru  politikalar bekliyor.