Şehir imajı; insanların şehirlerle ilgili zihinlerinde oluşturdukları inançlar, fikirler ve izlenimler bütünüdür. İnsan beyni farklı kaynaklardan kendisine ulaşan bilgileri deneyimlerini kullanarak ve gözlemleri sonucu edindiği bilgilerle birleştirerek özet niteliğinde bir çerçeve oluşturur. Oluşturduğu bu çerçeve o kişi için şehir imajı olarak görülür.

Bir şehrin imajını; şehrin tarihsel, kültürel, geleneksel, coğrafi, ekonomik ve  demografik yapısı etkenlerinin şehir imajı ve markası olabilirliği belirler. Marka, artık sadece ürün ve hizmetlerle sınırlı kalmayıp bunların dışında ülkeler, şehirler ve insanları da kapsayan bir kavram olmuştur. Zaman içerisinde şehirlerinde birer ürün gibi değerlendirilerek imaj ve markalaştığı görülmektedir.

        Şehirlerin imajları, insanların yatırım, alışveriş, yerleşim, çalışma ve seyahat etme kararlarına etkilemektedir. Bir ülkenin ya da şehrin tercih edilmesi için ilk olarak o ülkenin veya şehrin diğer ülke veya şehirlere göre daha iyi bir imaja sahip olması gerekir ve şehre karşı farkındalık oluşturmak, şehirde yaşamayı sağlayacak cazibe merkezleri geliştirmek, başka şehirlerden farklılaştırarak, şehirle ilgili olumlu çağrışımlar oluşturma sürecidir.

        Manisa’nın Ege bölgesindeki coğrafi konumu, Sanayi ve Tarım şehri imajının oluşturduğu ekonomik etkilerin şehrin kalkınmasında katkısı şüphesizdir. Bir başka çerçeveden bakınca tarihsel, kültürel ve doğal zenginliklerinin de şehir imajına etki etmesi gerektiği görüşündeyim.

Somut kavramlarla birlikte somut olmayan kültürel miras etkilerinin ve sanat etkinlikleri ile turizm ve cazibe merkezi haline getirmek, küreselleşme ve yaşanan teknolojik değişimlerin gerekliliği alternatif turizm kanallarının şehirlerin imajını olumlu yönden etkilemektedir.

        Somut kavram imajını Akhisar örneği ile belirtmek isterim. Akhisar Belediyesi’nin pandemi sürecinde hayata geçirdiği “Gastronomi Turizmi” farkındalığı ile şehrin kültürünü oluşturan yerel lezzetlerini şehir imajında olumlu değerlendirmektedir.

         Şehirler kendilerine imaj kazandırırken, marka şehir olmak için stratejiler oluştururken artık sadece turistleri çekmek amacıyla çalışmamakta aynı zamanda istihdam, yaşanabilir yerler, doğal bir yaşam gibi vaatler de sunmaktadırlar.

       Şehir imajının şehre ait ön plana çıkartılacak öğelerin belirlenmesi, yaşam tarzı sunması, yerel halkın ihtiyaçlarına cevap vermesi gibi unsurlarla marka şehir kavramını yansıttığı belirtilebilmektedir.

         İmaj kavramının şehrin markalaşması üzerine etkilerini değerlendirdiğimizde günümüzdeki rekabetçi ortamda şehirlerin markalaşması her geçen gün önemini arttırırken ticari ve kültürel boyutuyla Manisa’nın marka değerlerinin nitelikli ve sürdürülebilir stratejik çalışmalar ile boyutlandırılması diğer şehirler arasında yerli-yabancı turistler için de cazip hale gelecektir.

       Bir şehri cazip bir yer kılmak ve şehri cazibesi üzerinden, uzun vadeli ve imaja yönelik çalışmalardan oluşmaktadır. Bu nedenle şehrin bütün paydaşlarına yani sivil topluma, girişimcilere, yerel yönetime, ulusal yönetime düşen şehrin ürünlerini – örneğin Kütahya çinisi, Bursa ipeği, Ankara kedisi, Manisa bezi vb. ürün bazında, logo, şema bazında tanıtmak, bu ürün gamı ile oluşturulmuş bir turizm setini pazarlamaktır. Bu anlamda bir şehirde o ürünü merkeze alan müzelerin olması, turizmin bu müzeler merkezli inşa edilmesi ve kentsel ekonomik kalkınmanın bu çizgi içerisinde yer alması büyük önem kazanmaktadır.