"Sensemek: ben'in sen'i özlemesi, canının çekmesi." imiş Metis'in Olmayan Kelimeler adlı 2012 Ajandası'na göre. Henüz 'olmayan kelimeler' statüsünde olan bu kelimelerden sadece birkaçını paylaşmak istedim şimdi ve burada.

Açılış kelimemiz malumunuz üzere: Sensemek

"Görmeyelden yüzünü ben ki nigârım, sensedim..

Âh u zâr ile geçer bu rûzgârım, sensedim.. (Hümami, 15. yy)"

 'Sensemek'ten esinlenerek 'bensemek'in tanımını şu şekilde yapabiliriz o halde:

Bensemek: sen'in ben'i özlemesi, canının çekmesi.

Bir diğer kelimemiz ise sevmeyemek: "Sevmeyemek hiç sevmemekten farklı olarak bir zamanlar sevmiş olduğun kişiden sevgini geri çekmek, sevmeyi sürdürememek. Nefret, öfke vb. duygular barındırmaksızın, sevginin sakince azalarak sönmesi durumunda kullanılır." imiş. Bunun bir de kardeşi varmış mesela: "Eğer geri çekilen sevgi aşk da içermişse aşkmayamak denir." 

"Rusçada bir zamanlar sevilen ama artık sevilmeyen biri için duyulan hisse razbliuto denirmiş; Yunancadan türetilmiş anagapesis de aynı anlama geliyor."

Aşk'ın farklı hallerine yönelik de bir sürü kelime varmış mesela. "Aşk deyip geçmeyelim. Hindu diyalektlerinden Boro farkı koymuş: onsay seviyormuş gibi yapmak, ongubsy kalpten sevmek, onsia son defa sevmek. Yunancadan türetilen anaxiphillia yanlış insana âşık olmak demekmiş; belki ladesaşk'ı, anlaşamayacağını bile bile birine âşık olmayı, ve reddineaşk'ı, seni sevmediğini bildiğin kişiye âşık olmayı zikrederek ayrıntılandırabiliriz bunu."

Son olarak da gizlenti kelimesine bakalım. "Gizlenti hafızanın kuytularına gizlenmiş olan ve alınan bir koku, tat ya da duyulan bir ezgi sayesinde saklandığı yerden çıkan -ama çoğu zaman ne olduğu tam tespit edilemeyen- muğlak his-anı."

Şu halde son söz: Eğer reddineaşkın gizemli dünyasına dalmak istemiyorsan, yanında olduğunda bile sensemeli ve bensendiğinden emin olmalısın. Ve unutma ki ladesaşklar hüsranla bitmeye mahkumdur, sana yaramaz yani. Biten bittiğiyle kalır, sen de aşkmayamadığınla.. Nihayetinde milyonlarca gizlenti de yanına kâr kalır.