Yeryüzü tarihi bir film şeridi gibi; başı ve sonu kimsenin bilmediği, kestiremediği bir film şeridi. Yeryüzünde neredeyse her gün ortaya çıkan eskiye ait yeni bulgular, geçmişe ilişkin bilgileri aslında daha da karmaşık hale getiriyor.

Onca savaştan ve felaketten kurtulabilen çok az kalıntının bile bir çoğunun hâlâ sırları çözülebilmiş değil. Şimdilerde bazı belgesel kanallarında ve daha sıradışı şeylerin anlatıldığı youtube kanallarında, dünya tarihinin uzaylılar tarafından şekillendirildiğine ilişkin nice iddialar var...

Bir yandan, "Uzaylılar var mıdır?" sorusu makul bir şekilde cevap ararken, diğer yandan uzaylıların dünyadaki icraatları gibi uçuk iddiaların anlatıldığı sosyal medya konusuna gelmek istiyorum...

Bizler 30-40 yıl önce çamurlu sokaklarda patlak plastik toplarla oynamanın hazzını hâlâ unutmamışken, 'Z kuşağı' olarak adlandırılan ve tablet oyunlarıyla doğup, akıllı telefondaki sosyal medya içerikleriyle büyüyen bu günkü çocuklar hiçbir şeyden haz alamaz hale geldi.

Aslında 'Z kuşağı'nın en anlamlı açılımı bence 'Zavallı Kuşak'. Zavallı çünkü konforu ve imkanı arttıkça daha zor mutlu olan ve mutluluğun peşinde koştukça yanlış yollara çok daha çabuk sapabilen bir nesil.

Gelişen teknoloji ve daha konforlu hayat tabii ki insanoğlu için doğru bir mücadele ve sonuç. Ancak kimilerine göre 'kapitalizmin planları' doğrultusunda, kimilerine göre de yanlışlar ve ihmaller nedeniyle bu süreç insanoğlunu nereye götürecek belli değil!

Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte herkesin kendini ifade edebilmesi, kamuouyu gücünün çok daha etkili kullanılması ve her türlü yönetimin şeffaflaşması insanlık tarihi için çok büyük kazanım.

Bunun yanı sıra kötülüklerin de sosyal medyada rahatlıkla kol gezdiğini ve özellikle yeterli kontrolün sağlanmadığı çocukların her türlü suça çok daha kolay bulaşabildiğini unutmamak gerekir. Bu noktada hükümetlere büyük görevler düşüyor.

Kimileri gibi 'özgürlükler' adına internet dünyasına hiçbir müdahalenin doğru olmadığı düşüncesine katılmıyorum. İnternet yaşadığımız dünyanın sanal bir simetrisiyse, toplumların huzuru için gerçek hayatta alınan her türlü önlemin sanal alemde de alınması gerekir.

Ama tabii ki insanların kendilerini daha iyi ifade etmeleri, daha farklı bilgilere ulaşabilmeleri, meşru olay ve fikirlere özgürce taraf olabilmeleri konusuna asla müdahale edilmemeli.

En küçük topluluk olan aile çocuğu için, en büyük topluluk olan devlet de vatandaşı için sanal dünyayı doğru bir şekilde denetleyebilmeli...